Erhan BEDİR

Erhan BEDİR

erhanbedir@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kitap okumuyoruz! Nedeni vakitsizlik mi?
01 Haziran 2019 Cumartesi, 12:11

UNESCO verilerine göre Türkiye, kitap okuma oranında dünyada 86. sırada yani beğenmediğimiz küçümsediğimiz Afrika ülkeleri ile aynı kategorideyiz!

Dünyada kitap için kişi başına harcanan para ortalama 1.3 dolar yani 8 TL iken, Türkiye'de bu rakam sadece 3 TL...

Ekonomik kriz, yüksek faiz ve döviz kurundaki önlenemez yükseliş nedeniyle kitap, bir Türk ailenin ihtiyaç listesinde ancak 235'inci sırada yer alabiliyor.

"En önemli ihtiyacınız nedir?" sorusuna verilen cevapta, ne yazık ki cep telefonu birinci sırada çıkıyor. Ülkemizde yılda kişi başına kitaba 3 TL'yi bile zor harcarken, sigaraya 1.400 TL harcıyoruz.

Uluslararası Yayıncılar Birliği'nin 2018 yılı verilerine göre Türkiye de kişi başına 8.4 kitap düşüyor.

En çok kitap okuyan ülkelerin başında yüzde 21 ile Fransa ve İngiltere geliyor. Hemen ardından yüzde 14 ile Japonya, yüzde 12 ile Amerika geliyor.

TÜİK'in araştırmasına göre, günde 6 saatten fazla televizyon izliyoruz. 3 saatten fazla internete giren ve ortalama 8 saat uyuyan Türk insanı, kitap okumaya ise günde sadece ve sadece 1 dakika ayırıyor. Televizyonlar ne yazık ki kitap okuma alışkanlıklarımızı ellerimizden alıyor.

Kitap okuyanların ise yüzde 65'i aşk, yüzde 24'ü siyasi, yüzde 13'ü düşünce, yüzde 7'si kişisel gelişim kitapları okuyor.

Evet, Türkiye'de basılı kitap sayısı artıyor, ancak kitap okuma oranı hızla düşüyor. Üretilen ya da basılan kitapların neredeyse yarısından fazlası öğrencilere dağıtılan ücretsiz ders kitapları oluşturuyor. UNESCO araştırmasına göre yine Türkiye'de çocuklara kitap hediye edilmesinde Türkiye 180 ülke arasında 140. sırada bulunuyor.

Kitap okumuyoruz!..

Araştırmalar ve sonuçları bunu açık açık gösteriyor.

İnsanlara neden okumadığı sorulduğunda, verdikleri cevap sanki aralarında sözleşmişler gibi hep aynı: Vakitsizlik!

Geçen gün sosyal medyada bir videoyu gördüm, ne kadar üzüldüğümü tarif edemem. Biliyorum ki bu video çoğunuz gördü!..

Videoda spiker iki soru soruyor. İlk sorusu, "Üç evlilik programı sunucusu ismi söyler misiniz?" oluyor ve mikrofonu kime doğrultursa doğrultsun cevap alıyor.

İkinci soru olarak, dünya klasiklerine üç örnek vermeleri isteniyor ve insanlarımız evlilik programı sunucularını neredeyse kütüklerine kadar sayacakken, 3 dünya klasiği söyleyemiyor.

Türk halkı olarak ne yazık ki Dostoyevski'yi, Maksim Gorki'yi, Balzac'ı, Tolstoy'u, Victor Hugo'yu ve onlar gibi nice yazarı tanımıyoruz. Kitapları hakkında hiçbir fikrimiz ve ne yazık ki ilgimiz de yok.

AVM'lere gitme oranı, kütüphane ve kitap fuarlarının önüne geçmiş durumda ise, cahil kesimin oluşmaması nasıl mümkün olabilir ki?

Kitap okumak insanı oturduğu yerden başka dünyalara yolculuk yaptıran en güzel, en konforlu ulaşım aracı. Ama bu aracı bir türlü kullanmasını öğrenemedik.

Kitap okumak insanın hayal gücünü geliştirdiği gibi; aklını, fikirlerini, hayata bakışını da değiştirip geliştirir.

Kitap okumak tüm bunların yanında başka hayatları da tanımak demektir.

Bazen en yakın arkadaşınız yanınızda duran değil, okuduğunuz kitaptaki bir karakter olabilir.

Okumamak için hep bir bahanemiz olur.

Okumamız gereken tek şey kitap değil elbette. Gazete, dergi, makale de okuyup ülkemiz ve dünyada neler olup bittiğinden haberdar olmamız gerekiyor.

Acı bir itirafta bulunmak istiyorum. Ne yazık ki çalıştığımız kurumda bile çok sayıda mesai arkadaşım yazdığımız köşe yazılarını açıp okuma zahmetinde bile bulunmuyor. Gazetesi kaç sayfa çıkmış manşette ne var haberdar bile değiller.

Halbuki en çok onların okuyup günün gelişen olaylarına hakim olmaları gerekirken hepsi ellerinde akıllı telefonları, sosyal medya üzerinde o ne yapmış, bu ne giymiş, ne yemeli nereye gitmeli gibi gerçekten fuzuli işlerle vakitlerini öldürmeye devam ediyorlar.

Yani diyeceğim o ki; okumamız gerekiyor.

Okuyarak ruhumuzu genişletip geliştirmemiz gerekiyor.

Çünkü insan kendisini geliştirmedikçe, çevresini de geliştiremez...