Bursa Hakimiyet

1 puandan fazlası…

İki takımın kadro kalitesine baktığımızda, Cimbom’un bariz şekilde üstün olduğunu görmek zor olmasa gerek. Bursaspor adına bu tip bir maçın kazanılması ancak rakipten daha fazla koşarak ve bütün halinde hareket ederek gerçekleşebilirdi. Bu da Timsah’ta kuvvet dağılımı dengeli olmadığından dolayı çok zordu. Bursaspor’da sağ açıkta ve ön liberoda ciddi sıkıntı yaşandığı gibi, solda Tuncay’dan ve santrfor Pinto’dan bir türlü istenilen verim alınamıyor. Ayrıca bir takım için en önemli bölgenin savunma bloku olduğunu düşündüğümüzde, bu bölgenin adeta tamamının değişmesi Bursaspor adına büyük bir zafiyet. Bu bölgeye yapılan 3 yabancı oyuncu transferi kaleci Frey, stoper Civelli ve sol bek Taiwo’nun da ortaya koydukları performansla bende tam bir fikir oluşturmadığını söyleyebilirim. Bir de şunu söylemeliyim. Yeşil Beyazlıların en önemli değeri olan Serdar Aziz’in oynadığı bölgeye Civelli’nin transferi adeta yönetim zafiyetidir. Belki çok iddialı olacak ama eğer Timsah’ın merkezinde oynayan Batalla ve Belluschi olmasa inanın Bursaspor takımı düşmemeye oynayan bir sıra takımı olur. Bursaspor’un Galatasaray karşısında 70. dakikaya kadar en önemli atağının Belluschi’nin direkten dönen topu olması bunun en güzel örneğidir. Timsah adına kötü giden oyunda ben bir Daum hamlesi beklerken, 70’te deneyimli hocanın Ferhat ve Enes hamlesi Timsah’ın takım hızını artırdığı gibi, Yeşil Beyazlı oyuncuların rakibin birinci bölgesine daha cesur gitmesini de sağladı. İşte bu pozisyonlardan birinde Batalla’nın boş durumda Enes’e bıraktığı topu 16 yaşındaki oyuncu 35 yaş olgunluğunda Cimbom ağlarına gönderdi. Bu golden sonra Galatasaray takımının oyunun son bölümünde maçtan kopması bence aşırı rahatlığın göstergesiydi. Eğer Sarı Kırmızılılar ikinci golü kalesinde görmediyse bu onların şansı, Bursasporlu oyuncuların da şanssızlığıydı. Sonuçta bu beraberlik Bursaspor adına hem moral hem de toparlanma adına ümidin oluşmasını sağladı.