Bursa Hakimiyet

Aynaya bakmalıyız

Bursaspor, Sivasspor karşısında bıçak sırtı bir maç kazandı. Tamam kabul ediyorum camia, taraftar, İrfan Buz ve oyuncular için çok önemli bir galibiyet alındı. Ama bu maçı fazla abartıp kendimizi iyi analiz etmezsek ligin sonuna kadar istikrarı yakalayamayız.
Hafta sonu ofansif zenginliği iyi kullandığımızda iyi işler yapıp, çok pozisyona girip, 4 gol bulduk. Kaçırdıklarımıza dikkat çekip, defansif anlamda bir takımın rakibe bu kadar pozisyon vermesi hiç doğru bir şey değil. Bu durumu tamamen savunma oyuncularına da yüklemek haksızlık olur diye düşünüyorum. Bir takımın hem savunma yaparken, hem de hücum ederken takım bütünlüğünü yakalayıp beraber hareket etme becerisini göstermesi gerekir. Biliyoruz ki; Timsah’ın başarılı olduğu sezonlarda en öne çıkan özelliklerinden biri takım savunmasıydı. Ayrıca bir oyuncu sadece hocasının verdiği teknik ve taktik disipline sadık kalırsa takım içinde katma değer yaratamaz ve ikinci görevini de yerine getiremez.
Sezonun sonuna geldiğimiz bu son virajda Bursaspor için sportif ve idari anlamda kötü bir sezon geçirdiğimizi söylemeliyiz. Ve bu durumdan ders çıkarmalıyız. Aksi taktirde önümüzü göremez, gözbebeği dediğimiz takımımıza zarar veririz. Fakat her şeye rağmen elimizde halen fırsatlar var. Fırsatın en büyüğü de Ziraat Türkiye Kupası’nı müzemize götürmek. Yeter ki Galatasaray engelini aşalım. Ondan sonrası kolay. Kupa Bursa’ya gelir. Lig için sadece şunu söylemek gerekir; Halen şans Timsah’tan yana. Yeter ki Kasımpaşa maçını kayıpsız atlatalım.
Bir de kongre ile ilgili şunu söylemek istiyorum. Bursaspor başkanı ve yöneticisi olmak kutsal bir görevdir. Bursa kentinde yaşayan herkes için. Ancak sadece seçim odaklı zihniyetin ve anlayışın sınıfta kaldığını kabul etmeliyiz. Ve ben şu son dönemde yapılan 734 üyenin kongrede belirgin olmasını içime sindiremiyorum.