Bursa Hakimiyet

Bilen-bilmeyen!

Oyun içine baktığımızda bir tarafta ne yaptığını bilen, dersini çalışmış, oyunu iyi kurgulamış rakip Antalyaspor, diğer tarafta toplama takım görüntüsünde rakibe göre teknik taktik tercihleri olmayan, hangi sistemde oyunu nasıl kurgulamış belirsiz olan Bursaspor. 
Bu maçın genel özetiydi. 
Farkı yaratan Kırmızı Beyazlılar’da oyunun patronu Samuel Eto’o’ydu. İkinci ve üçüncü bölgede hem oynadı hem de oynattı. Bir de gol attı. Yani iyi savunan, kazandığı topları Eto’o’ya aktaran düzende Timsah savunmasının arasına atılan toplarla sonuç almaya çalışan anlayış tıkır tıkır işledi ve oyunun her dakikasında başarıyla uygulandı. Ayrıca bir de kulübenin maça etkisi vardı ki süperdi. İkinci devrenin ortalarında Zeki Yıldırım yerine Kadir Bekmezci tercihi Timsah’ı çökerten hamleydi. Yeşil Beyazlılar’da ise Ertuğrul Sağlam’ın Jorquera tercihi ile ısrarı Timsah’ın merkezdeki üretkenliğini bitirdiği bir gerçekti. 
Ayrıca kırmızı kart görüp takımı 10 kişi bırakması da adeta Bursaspor’daki oyunsal çöküşün başlangıcıydı. Sonuçta Timsah adına ilk 45 dakika içinde akılda kalan sadece Stoch’un direkten dönen topuydu. İkinci devreye başlarken Kırmızı beyazlıların iki direkten dönen top ile Timsah’a mesaj vermesi onu kimsenin görmemesi bana garip geldi. 
Ve en iyi bildiğini yapan kazandı.