Bursa Hakimiyet

Biraz sabır..!

Gençlerbirliği takımının deplasman karnesi kötü. Bursaspor ise bu yıl kendi evinde kayıp. Bu çerçeveden maçı analiz ettiğimizde bu karşılaşmanın sonucunun beraberliğe yakın olduğunu az çok tahmin edebiliyorum. Timsah’ın geçen hafta deplasmandan 3 puanla dönmesi ligin üst grubu için yeniden iştahlanmasını sağladı ve bu maçın önemini Yeşil Beyazlılar için bir kat daha artırdı. Bu durumda Bursaspor’un bu maçı mutlaka kazanıp, camiasına derin bir oh çektirmesini bekledik. Ama olmadı. Daum geldiği günden itibaren bir türlü güven duymadığı, kenarda tuttuğu Pinto ve Sestak’a, Batalla’nın gidişinden sonra tekrar sarılması bana enteresan ve samimiyetsiz geliyor. Kaldı ki bu iki oyuncu da Timsah adına önemli oyuncular. Dün Pinto yine yoktu ama Sestak sahadaydı. Ve Yeşil Beyazlıların bence en etkili ismiydi. Aldığı her topu dikine oynaması, rakip için endişe yarattı ve birçok faule maruz kaldı. Kaçırdığı gol, onun şanssızlığıydı.
Gençlerbirliği takımının Mehmet Özdilek geldikten sonra toparlandığı bir gerçek. Bir de yıllardan beri geleneği olan, pozitif oynamaya çalışan bir takım. Şifonun elinin değdiğini anlamak için orta alandaki oyuncuların sahadaki duruşlarına, pozisyon alışlarına ve kaymalarına bakmamız yeterli olur, sanırım. Özellikle merkezdeki Özgür İleri’ye bayıldım. Aldığı her topu iyi kullanan, ne yaptığını bilen, sakin ve becerili bir oyuncu. Gençler takımının hücum hattındaki en etkili isim ise Jimmy Durmaz’dı. Bursaspor savunmasını aldığı her topta rahatsız etti. Eğer penaltıyı gole çevirebilseydi, maçın adamı olurdu. Timsah skoru almak, 3 puana ulaşmak için takım halinde iyi niyetli mücadelesinin yanı sıra, başta Belluschi, Şamil olmak üzere Sestak ve Kazım’ın çokça çaba sarf ettiğini söylemek gerekir. Tek eksikleri gol yapamadılar. Allah’tan savunma oyuncularının dikkat disiplini üst düzeyde olunca umudumuz olan 3 puan yerine 1 puana razı olduk.