Bursa Hakimiyet

Bu yaraya deva zaman

Oyunun başlarında topla oynama oranının Bursaspor lehine yüzde 75’e yüzde 25’e ulaştığında gol olabilecek iki pozisyon Emre Taşdemir ile bulmuşken, klasik Başakşehir atağında Mahmut topu Serdar ile Emre arasına koşu yapan Visca ile buluşturuyor.
O da çaprazdan Timsah kalesine gönderiyor.
Bu yenen gol ne Bursaspor savunmasına ne de kaleci Mert’e yakışmadı.
Aslında Yeşil Beyazlı takımın tamamına yakını değişmiş olmasına rağmen, topa sahip olma ve topu neredeyse bütün takımın temas etmesine sağlayarak maçın içinde kalmalarını başarmak, Timsah’ın artısıydı.
Ancak topu kanatlara taşımak ve dikine oynayarak savunmanın arasına sokmakta becerili değillerdi.
Bu durumda Timsah ya duran toplarla ya da dışarıdan daha fazla şut atarak skor almayı denemeliydi.
Ve kazanılan bir serbest vuruştan ön direğe giden Serdar ve Bekir’in yüklenmesi sonuç getirdi.
Bekir nefis bir kafa golü attı.
Skor eşitlendi fakat her iki takımın oyunsal kurgusu değişmedi. 
İkinci yarıda Dzsudzsak’ın gole yaklaşmasıyla morallenen Yeşil Beyazlı oyuncular, Josue’nin gereksiz kızarmasıyla motivasyon problemi yaşadılar.
Ertuğrul Sağlam’ın Stoch’daki ısrarından daha fazla rahatsız etmeden oyundan alması doğruydu.
Ama Bekir Şamil değişikliği yanlıştı.
Çünkü Bekir daha ofansif bir oyuncu ve daha fazla inisiyatif alıyordu. 
Josue’nin atılmasıyla 10 kişi kalmasına rağmen, Timsah oyunsal üstünlüğünü hücum zenginliğine dönüştürerek ikinci golü bulabilir diye düşünürken, yine Visca’nın Timsah savunması arkasına yaptığı koşuyu Mossoro pası ile yan hakem de kaldırmadığı bayrakla ödüllendirdi. 
Ve Yeşil Beyazlılar bir kez daha geriye düştü.
Sonuçta rakip Başakşehir oyun kurgusundan hiç taviz vermeyerek ve kalan süreyi daha iyi kullanarak maçı sonlandırmayı becerdi. 
Ve Timsah İstanbul’da hiç hak etmediği bir yenilgi daha aldı. 
Ben bu takımın zaman içinde ezberlerinin gelişeceğini ve takım olma adına çabuk toparlanacağı ile ilgili pozitif mesajlar aldım.
Özellikle merkezdeki yeni oyuncu Hosogai ve de Sutter’i beğendim.