Bursa Hakimiyet

Büyük takım farkı

İlk yarıda Gençlerbirliği takımı golü attığı dakikaya kadar topla daha fazla buluşan, haşır neşir olan Yeşil Beyazlı oyunculardı. Ancak topu kullanmada normal oynama yerine, lükse kaçınca Timsah çok fazla basit hata yaptı ve oyunu istediği gibi organize edemedi. Bir de hücumda Fernandao, Volkan Şen; orta alanda Josue 45 dakika içinde bir türlü oyunun içine giremedi ve Bursaspor istediği gol pozisyonlarını da üretemedi. Sadece birkaç kez uzaktan vuruşlarla Gençler kalesini yokladılar o kadar. Halbuki bizim alıştığımız gibi beraber oynama isteğiyle elde edilen bütünlük bir türlü yakalanamadı. İkinci yarıya Bursaspor’un Şenol Hoca’nın hamlesiyle Bekir-Holmen değişikliği yaparak başlaması bana göre tam bir sürprizdi. Ama sonuca baktığımızda çok da iyi oldu. Çünkü galibiyet golü Holmen’den geldi. Aslında ilk devrenin kopyası şeklinde oynanan oyunda tek fark Yeşil Beyazlı oyuncuların maçı çevirmek için yaptıkları hamlelerdi. Bu pozitif değişim bile Bursaspor’un bu maçı koparmasında en önemli özellikti. Ama Yeşil Beyazlılar bu maçı kazandıysa ilk önce Josue’ye teşekkür etmelidir. Çünkü bu beraberlik golü rakibin kafasını karıştıran ve endişeye sürükleyen bir goldü. Gençler takımında en etkili isim İrfan Can’ın sakatlanmasıyla başlayan handikap, konuk ekibin 81. dakikada 10 kişi kalmasıyla rakibin direnci kırıldığı gibi Timsah’ı da iştahlandırdı. Bu arada Şenol Güneş’in de oyuncularını rakip kaleye yönlendirmesi, Belluschi yerine oyuna Enes’i göndermesi kazanmanın psikolojik üstünlüğü gibiydi adeta. Ve haklı da çıktı. Bu cesur hamlelerde kötü oynayarak da atılan 3 golün tesadüf olmadığını gösteren önemli özellikti. Ayrıca kötü giden oyunda gününde olmayan oyuncularla skor elde edilmesi Timsah’ın şansıydı. Sonuçta şunu biliyorum ki; yıllarca Bursaspor’un yaşadığı şoku Gençlerbirliği takımının yaşaması çok normal. Çünkü artık Bursaspor şampiyon ve büyük bir takım.