Bursa Hakimiyet

Çığlık çığlığa maç

Bir kez daha gördük ki Bursa futbol kenti. İddia ediyorum; Türkiye’nin hiçbir yerinde yoktur ki futbol bu denli sevilsin.
Erkekler cezalı, 25 bin kadın-çocuk tribünlerde.. Alkışlanacak bir durum, kocaman bravo onlara. Gelelim maça; Futbol enteresan bir oyun. Bursaspor’un attığı gole kadar sahada her şeyi yapan Rizespor.
Müthiş bir coşkulu oyun, Bursaspor kalesinde sayısız gol pozisyonu, savunmadan çıkışlardaki çabukluk, merkezden Cernat,  Ludovic ve Kıvanç ile oyunu süratlendirerek santrfor Kweuke’nin yanında çoğalmak..
Kontrolsüz ve biraz çılgınca bir oyun. Ama o kadar, gol hanesi sıfır. Oyunun bu bölümünde özellikle Bursaspor savunmasının başarısı ve kaptan İbrahim’in öne çıkışı var. Adeta tek başına savunma yaptı. Bu başarısı da maç boyu sürdü.
Maçın gerçek kahramanıydı. Timsah’ın futbolda gerçeğin gol olduğunu da Belluschi’nin harika vuruşuyla rakibe göstermesi çok şıktı. Bu dakikadan sonra skor avantajını alan Yeşil Beyazlı oyuncuların, oyunu domino etmeleri çok rahat oldu.
Merkezdeki Belluschi ve Caja ikilisinin organize ettiği Timsah’ın ritim yakalaması ve bütün olarak hareket etmesi önemliydi.
Ayrıca Bursaspor yedek kulübesinin hücumcu alternatiflerden oluşması Daum’un elini kuvvetlendirmiş. Çünkü sakatlanan Volkan’ın yerine Sercan’ın oyuna dâhil edilmesi ve onun maça hırs kazandırması Timsah’ın rakip kaleye daha rahat gitmesini sağladı.
Fernandao’nun attığı ikinci gol de çabuk oynamanın eseriydi. Rizespor’un zaman zaman etkili olduğu oyunda santrfor Kweuke’ye ulaşamamaları gol üretmelerini engelledi. Karadeniz ekibinin tek kusuru bence organize olmadan kontrolsüz oynamalarıydı.
Sonuçta kadın ve çocukların hıncahınç doldurduğu tribünler önünde çığlık sesleriyle kazanılan 3 puan Timsah’a kredi sağladı.