Bursa Hakimiyet

Fotoğrafta her şey ortada ve net

Bursaspor Es-Es karşısında adeta bıçak sırtı bir maç oynadı. Aslında daha ligin altıncı haftası. Nedir bu telaş diyebiliriz. Futbolda başarının istikrardan geçtiğini düşündüğümüzde bu yaşanan gerginliğin sebebi ne olabilir diye kendi kendime sordum. 
Ve gördüğüm fotoğrafı çok iyi bir şekilde analiz ettim. 
Oynadığı beş maçın sadece birini kazanmış Timsah’ın yenilenen kadrosu ile uyum süreci yaşayacağı zaten belliydi. Düşünsenize, Es-Es maçında geçen yıldan sahada sadece Kaptan Serdar Aziz ve Aziz Behiç var. 9 oyuncu ilk defa beraber oynamaya başlamış. Ve biz bu takımdan harikalar bekliyoruz. Bu futbolun doğasına aykırı. 
Peki, ne oldu da 70-75 dakika 12’nci adamın müthiş enerjisiyle, oyunculara verdiği destek neden bir anda yönetime ve Ertuğrul Sağlam’a karşı protestoya ve tepkiye dönüştü. Şunu biliyorum ki hiçbir şey yoktan var olmaz. Biz eğer bu isyanın sadece bu maç için oluştuğunu düşünürsek büyük yanılgı içerisine gireriz. Kaldı ki Ertuğrul Sağlam’ın kredisi, sempatisi, Bursa’da hiç bitmez. 
Ne zamana kadar? Büyük yanlışlara, gitmediği zamana kadar. 
Ancak, Bursaspor’u yönetenlerin futbola bakışı, kulübe olan bağlılıkları ve samimiyetleri ne kadar önemliyse, bu sezonun takımını organize ederken, ortaya koydukları vizyon da bir o kadar önemliydi. 
Futbol bir endüstri ve büyük bütçeli ekonomiye sahipse, o zaman Bursaspor’u yönetenlerin de sorumluluk içerisinde olup, iyi strateji geliştirip, her şeyi planlamaları gerekiyordu. 
Sonuçta, Bursaspor’u yönetenlerin yani hem idari hem de teknik olarak sorumlu olanların, mutlaka şapkayı önlerine koyup ‘Biz nerede hata yaptık’ diye defalarca düşünmeleri gerekiyor. Hatayı başka yerlerde arayanlara da şunu söylemem gerekiyor; ‘Artık Bursaspor taraftarı kandırılmak istemiyor’. Zaten böyle düşünenlere anında cevap verebilen müthiş bir zekaya sahip harika bir izleyici profiline sahibiz.  Fotoğrafa baktığımızda zaten her şey ortada ve net.