Bursa Hakimiyet

İlaç gibi 3 puan

Öncelikle Bursasporlu oyuncuları kutlamak gerekir. Neden? 90 dakikanın her anında maçı kazanma isteğini rakibine hissettirdiği için. Adeta Rizesporlu oyunculara ‘O kadar da değilsiniz. Tamam 6 maç mağlup olmadınız ama ben de şampiyon apoletli sizin ağabeyinizim’ der gibiydiler. Tabii ki Ertuğrul Sağlam’ı da kutlamak gerekir. Hiç kolay değildi. Eskişehir maçından sonra yaşadığı travmayı atlatıp, bu maça hem kendini hem de takımını motive etmek. Ama benim için esas kriter2-1 önde götürdüğü oyunda Dzsudzsak ve Jorquera’yı alıp oyuna Sercan ve Bekir’i gönderdiği andı. Bana göre çok doğru bir hamleydi. Aslında maça baktığımızda rakibin hücum bölgesinde ve orta alanda önemli silahları vardı. Kweuke, Ahmet İlhan, kaptan Eren Albayrak, Deniz gibi isimler Bursaspor savunması için ciddi tehdit uyandırdı. Ama Timsah savunmada Serdar Aziz önderliğinde neredeyse sıfır hatayla oynadı. Sadece kaleci Mert’in yaptığı bu zamanlama hatalarını ona yakıştıramıyorum o kadar. Merkezde Josue’ye hayran kaldım. Yine sazı eline aldı ve her buluştuğu topta klasını konuşturdu. Oynadı, oynattı. Faty’nin fizik kalitesi, topu iyi kullanma becerisi, Jorquera’nın iyi niyetli çabası Bursaspor’un rakibe sağladığı üstünlüğün göstergesiydi. Tabii ki bu maçta hakkını teslim etmemiz gereken 3 golle hat-trick yapan Tomas Necid’di. Bence bir golcünün bütün özelliklerini ortaya koydu. İlk goldeki sakinliği, ikinci goldeki sezgisi ve üçüncü goldeki tek vuruşu gerçekten görülmeye değerdi. Maçın hakemi Hüseyin Göçek’i ilk defa bir Bursaspor maçında adaletli bir oyun yönettiğini gördüm. Bursaspor aleyhine verdiği penaltıya rağmen. Sonuçta Bursaspor bu yıl belki de kaderini belirleyecek çok önemli bir maçta Rizespor’u geçmesi camiayı rahatlattı. Bunun gerçek güce ulaşması ve üst gruba geçmesi ancak Antalyaspor maçı kazanıldığında anlaşılacaktır.