Bursa Hakimiyet

İnatçı Daum

Bursaspor camiasının hemen hemen tamamının bu maçla ilgili hikayesi olduğunu herkes biliyordur. Beşiktaş karşısında oynanacak olan oyunun ne fizik kalitesi, ne de zihinsel hazırlıkla kazanılmayacağını da bilenlerdenim. Hatta bu maçın teknik, taktik hazırlığına da bana göre gerek yoktu. Çünkü bu maç; bütün oyunlardan, bütün rakiplerden farklıydı.
Öyle ki, bu maçla ilgili oyunculara iç ve dış motivasyona bile gerek yoktu. Çünkü büyük Bursaspor çatısı altında olan her oyuncunun, her teknik adamın bu hikayeden haberi olmak zorundaydı. İşte onun için bu maç önemliydi. Gelelim sahanın içine.. Eğer Bursaspor Beşiktaş karşısında puan ve puanlara ulaşamadıysa bunun tek sebebi bence inatçı Daum’dur. Çünkü    deplasmanda oynarken zaten savunma prensiplerinden taviz vermeyeceğini uçan kuş biliyor.
O zaman kazandığın topları en çabuk şekilde rakip kaleye götürmek zorundasın. Bunun için özellikle dışarıda senin Fernandao’ya ihtiyacın yok. Hadi anladım, ilk 45 dakika içerisinde Brezilyalının fizik gücünden yararlanmak istedin. Tamam ama; ikinci 45 dakikada rakip 10 kişi kalmış, Ferhat, Volkan, Sercan gibi süratli oyuncuların 25 dakika yanında. Olacak şey değil. Aklın fikrin savunma, bir puan. Olmaz. En iyi savunmanın hücum yapılarak elde edileceğinden haberin olmadığına inanmak bile istemiyorum. Rakibin doğru dürüst pozisyon bulamadığı oyunda, topun olduğu bölgede fazla Timsah’ın olması güzel ama, kabul edelim ki hücuma geçişlerde kötüydük.
Ayrıca Beşiktaş kalesinin önünde Civelli’nin bu kadar görülmesi bazılarına sempatik gelebilir ama bence doğru değildi. Bir de yediğimiz golde Civelli’nin, Almeida’nın tuzağına düşmesi de tecrübeli oyuncuya yakışmadı. Sonuçta Timsah’ın her hafta farklı bir görüntü vermesi doğru değil, hedef küçültür. Takım oyunlarında istikrar, kenetlenmeyi ve başarıyı getirir unutmayalım.