Bursa Hakimiyet

İnatla ve sabırla

Rakip Konyaspor bir bela takımı. Tam bir antrenör takımı. Oyun felsefeleri müthiş; İnsan seyrederken yoruluyor.  Kaymaları ve yer değiştirmeleri mükemmel yapıyorlar. Sanki voleybol oynuyorlar. Ama bütün bunların değer bulması için üç kale direğinin içine topu sokmak gerekiyor. Yapamadılar. Doğru düzgün pozisyon bile bulamadılar. İlk 45 dakika içinde iki takım da sabırla ve inatla oyun felsefelerinden hiç ödün vermedikleri gibi kontrolü de hiç kaybetmediler. Oyunun ilk yarısında Timsah adına en iyi oyuncu Merter sakatlandı ve çıktı. Yerine daha pozitif, dikine oynamayı seven Jorquera girdi ve Yeşil Beyazlı oyuncular oyunun ikinci bölümünde daha birlikte daha organize ataklar yapmaya, oyundan zevk almaya başladılar. Kanat akınları daha cesur, rakip kaleye daha iştahlı gitmeye başladılar. İşte tam o dakikalarda Hamza hoca bitirici hamleyi yaptı. Josua John’un yerine Kubilay’ı oyuna aldı. Renktaş Konyaspor’a ilk darbeyi genç delikanlı vurdu. Rakip daha ne olduğunu anlamadan bu sefer yine ilk goldeki gibi seyir zevki güzel, futbol doğrusu çok şık bir gol attı Batalla. Sonrasında ise en az 2-3 gol daha Timsah yapabilirdi ama olmadı. Sonuçta maç öncesi adeta korkulu rüya gibi olan rakip, Bursaspor karşısında oyunun son bölümünde çaresiz kaldı ve ‘Her şerde bir hayır vardır’ sözü bir kez daha gerçek oldu. Merter’e üzüldük, Jorquera’yla sevindik. Son sözüm taraftara; Bu takımın arkasından gidilir.