Bursa Hakimiyet

Kontrolsüz güç

Öncelikle futbol oyunu macerayı sevmez. Ve futbol herkesin bildiği gibi kolektif bir oyundur. Ve futbol bir planlama, organizasyon ve strateji gerektirir. Teknik adamlar da 11 kişinin bir bütün halinde hareket etmesi için kafa yordukları gibi oyuncularını fiziksel ve zihinsel olarak hazır tutmak isterler. Bu doğal sürecin tamamlandığı noktada içsel ve dışsal faktörler devreye girdiği gibi bu işin psikolojik tarafının da önemli olduğu bilinmelidir. Ve futbol hiçbir zaman kontrolsüzlüğü sevmez. Ve ben son yıllarda hiç böyle bir maç izlemedim. Seyir zevki açısından süper diyebiliriz. Hele 6 golün atıldığı, bir o kadar da kaçan olduğu oyunda tarafsız bir futbolsever olarak süper diyebiliriz. Ve keyfini çıkarabiliriz. Ancak Bursaspor tarafından baktığımızda bu maç da avucumuzun içinden kaçıp giden kaçıncı maç ben hatırlamıyorum. Ve son zamanda hiç izlemedim ki; sahanın her metrekaresinin kullanıldığı bir oyun. Ve bir maç izledim ki Atatürk Stadı’nda; her iki takım da geniş alanda oynayıp, oyunun boyu bu kadar uzun olsun. Bütün bu yukarıdaki yazdıklarıma dikkat çekmek istediğim bu kadar kontrolsüz bir oyunda, yağmurun ağırlaştırdığı bir zeminde oyuncuların erken yorulması kadar doğal bir şey olamazdı. Zaten bu ve benzer sebeplerden dolayı değil mi. Sahanın kenarındaki kulübe, oyuncular ve teknik adamın doğru zamanda doğru hamlelerle kulübeyi kullanarak sonuca tesir ettiği birçok örnek gösterebiliriz. Ve sonuçta Bursasporlu oyuncuların dakika 70’ten sonra oyundan düşmesini değerlendirerek nasıl Bakambu-Ozan değişikliği yapıldıysa aynı anda merkezden Bekir-Holmen hamlesiyle Volkan-Enes değişikliği yapılmalıydı. Bunların zamanlarına dikkat çekmek istiyorum. Timsah’ın bu maçı lehine çevirmesi adına bu değişiklikler zamanında yapılsaydı merkez de daha dirençli olur, rakibin sol kanat bindirmeleri (İshak ve Yusuf) engellenebilirdi. Sevindiğim taraf Bursasporlu oyuncuların kazanma isteği, atılan gollerin estetik değerleri ve bence bu maçta Bursaspor’un en öne çıkan özelliği merkezdeki oyuncuların hücuma yaptığı katkı. Özellikle Ozan Tufan’ı izlerken İngilizlerin iki efsane ismi Lampard ile Gerrard karışımı bir oyuncu gözümün önüne geldi. Kötü olan sadece basit hatalarla yenilen goller sonucunda berabere biten bir maç.