Bursa Hakimiyet

Özgüven patlaması

Süper Lig’in alt sıralarında düşme korkusunu dibine kadar yaşayan Samsunspor takımının maçın tamamında durağan, heyecansız ve temposuz olmasına akıl sır erdirmek çok zor. Ama şunu da unutmamak gerekir ki; bulundukları durumdan dolayı stres ve endişenin getirdiği gerginlik Kırmızı Beyazlılar'ın maç ritmini yakalamasını engelledi.
Bir de rakip adına gelişen bu negatif duruma dakika 15'te Batalla'nın attığı akıl dolu kafa golü eklenince Samsunsporlu oyuncular iyiden iyiye krize girdi.
Timsah'ın kazandığı bu golde sahanın iyi oyuncularından Pinto'nun topla dikine ve enine dripling yaparak rakip takımın dengesini bozup Batalla'ya yaptığı nokta atış çok şıktı.
Maçın hemen başında skor avantajını alan Yeşil Beyazlı oyuncular karşılaşma özgüvenlerinin tavan yapması sonucu, toplu topsuz oyunu oynarken çağdaş futboldan örnekler verdiler. Bölgeler arası geçişlerde birbirlerine yakınlaşıp, iletişimlerini en üst noktaya taşımaları Timsah'ın en dikkat çekici özelliğiydi. Bu durumu örneklemek gerekirse; Batalla'nın attığı birinci golle birlikte, en pasif oyuncu Musa'nın Pinto ile yaptığı ikili alışveriş sonrasında attığı gol ve yine uzatmalarda Hakan Aslantaş'ın Ozan'a attığı çıkış topu, Ozan'ın Bangura'ya tek paslı asisti ve onun direkten dönen vuruşu, o topu takiben Turgay'la kazanılan gol diyebiliriz.
Atılan bu goller dışında birçok pozisyon üreten Yeşil Beyazlılar'ın fiziksel ve teknik yeterliliği dışında mental olarak da bu maça hazırlanmaları, 90 dakika oyun disiplininden uzaklaşmamaları öne çıkan özellikleriydi. Çünkü maç öncesi oluşan saha dışı etkilerden arınıp sahanın içindeki tepkileri bertaraf etmek ancak büyük takımların yapabileceği şeylerdir… Şampiyon takıma da bu yakışır. Ertuğrul Sağlam için de bu karşılaşmaya çok anlamlar yüklenebilir. Ancak o profesyonelce davranarak maçı rahat bir şekilde sürdürüp sonlandırdı.
Teknik olarak da sahanın içine baktığımızda, öncelikle bütün halinde başarılı olan bu takıma saygı duymak gerekir. Her maçta olduğu gibi bu karşılaşmada da öne çıkan oyuncular oldu. Bunların başında Pinto'yu sayabiliriz, tam bir santrafor gibi oynadı, topun Bursaspor adına rakibin birinci bölgesinde kalmasını sağladı. Yaptığı iki asistle de maça damgasını vurdu. Onun dışında Bursaspor'un tartışılan ismi Hakan Aslantaş'ı saymadan geçemeyiz. Aslanlar gibi mücadele etti, hem kalesini savundu hem de rakip kaleyi düşündü. Her maçın adeta gözdesi haline gelen süper bücür Arjantinli'nin bitmesini hiç istemediğimiz şahane Tango'su bu karşılaşmada da devam etti.
Sonuçta, yaşamın içinde güven ne kadar önemli bir kelime ise, futbol oyununda da bir o kadar önemli. Hele bir özgüven yerine gelir, kazanma alışkanlığı elde edilirse, vay rakiplerin haline! Aynı dün Samsun'da olduğu gibi…