Bursa Hakimiyet

Şans ve şanssızlık

Bir futbol adamı olarak şunu içtenlikle söylemem gerekir ki, Bursaspor takımını bu yıl izlerken büyük keyif alıyorum…
Bursa’da oynadığımız Beşiktaş ve Galatasaray maçlarında da iyi oynarken kaybetmek ne kadar kötü bir duygu ise Fenerbahçe karşısında da futbolun doğrularını ortaya koyarak birçok gol pozisyonu üretip, sadece bir gol atarak üç puana ulaşamamak, duygu karmaşası yarattı diyebilirim. 
İnanıyorum ki Yeşil Beyazlı oyuncular da ortaya koydukları mücadele sonrası kazanılan bir puanı yeterli görmemişlerdir.
Şenol Hoca’nın bu maçla ilgili, oyunu kurgulaması ve bir strateji geliştirip oyuncularını hazırlaması, topun rakipte daha fazla kalmasını sağlamış olabilir. Ama Yeşil Beyazlı oyuncuların hücum aksiyonlarında daha fazla görünmesi de taktiksel bir başarıdır. 
Sadece topun Fenerbahçeli oyuncularda daha fazla kalması Bursasporlu oyuncuların daha fazla yorulmasına sebep oldu diyebilirim. Timsah’ın çok erken gole ulaşması, maç özgüveni açısından çok önemliydi. Ancak ikinci gole ulaşamamak rakibin oyundaki umudunun sürmesini sağladı. Attıkları beraberlik golünü ise emek harcamadan elde etmeleri yaşadıkları pozisyon fakirliğinin mükafatı olmamalıydı. 
Bu durumda cezayı kesmeyi gereken Timsah’ın eline bir sürü fırsat geçmesine rağmen sonuca ulaşamaması Fenerbahçe’nin şansı, Bursaspor’un şanssızlığıydı.
Oyunun genelinde çok beğeniyle izlediğim Bursaspor’un son 15 dakika içinde kazanma arzusunu en üst noktaya çıkarmasına hayran kaldım diyebilirim.
Timsah adına oyuna sonradan giren Bekir ve Ozan İpek’in takıma katma değer kattığını belirtmek gerekir. Ozan İpek’in kulübenin kenarında ısınma hareketlerinde gösterdiği ciddiyet ve mükemmellik, onu oyunda kaldığı dakikalardaki müthiş performansına ulaştırdı. 
Son söz… Fernandao’yu izlerken ben yoruldum. Bir oyuncu ancak bu kadar fedakar oynayabilir. Bütün takım arkadaşlarının ona teşekkür etmesi gerekir. Hatta bu maçla ilgili özel prim bile verilmesi düşüncesindeyim.