Bursa Hakimiyet

Sestak böyle istedi…

Bursaspor camiasını teselli edecek ve Avrupa’ya götürecek tek yol Ziraat Türkiye Kupası’ydı. Ve müzesine ikinci kupayı götürebilmek için bu yıl büyük bir fırsat. Timsah bu motivasyonla Sivas- spor maçına çıkmıştı. Bir de sezon başından beri sıkıntı yaşadığı santrfor mevkiinde Brezilya Ligi’nin 2 numaralı golcüsü Fernandao’yu alarak artı bir motivasyon sağlamıştır. Daum ilk 11’de bir sürpriz yaparak genç Ozan Tufan’ı oynatması açıkçası beni şaşırttı. İlk 45 dakika içerisinde Yeşil Beyazlıların Sivassporlu oyuncuların, oyunu daha çok bir ve ikinci bölgede oynamasından dolayı, oyunu daha rahat domine ettiklerini söyleyebiliriz. Yine her zaman olduğu gibi merkezdeki oyuncu Belluschi ile organize olup, Sestak ile hücum ederken, Şamil ile de savunma kalkanı oluşturdu. Ancak Timsah’ın her iki kanadı da çok etkisizdi. Kazım’ı sadece Sestak’ın attığı ilk golde yaptığı asist ile gördük, bir daha ara ki bulasın. Sol kanattaki Ferhat’ın da Kazım’dan farkı yoktu. Bir oyuncu bu kadar mı istikrarsız olur? Bu durumda Timsah, Fernandao’nun yanına bir santrfor da alsa hiçbir şey yapamazdı. Bursaspor’un iki kanat oyuncusu kötü olunca ne Taiwo ne de Ozan rahat hücum yapabildiler. Oyunun ikinci yarısında Sivassporlu oyuncuların daha çok öne gitmeleriyle, hücum zenginliği yaratmada daha beceriliydiler. Özellikle savunmanın kanadından çıkan Ziya ve Cicinho ile kanat akınları gerçekleştirirken, Aatif Chahechouhe, Hakan ve Burhan ile golü aradılar. Burhan ile attıkları beraberlik golü de yine bir kanat akınıyla gerçekleşti. Asist yapan Cicinho’nun ortası çok şıktı. Bursaspor adına yenilen bu gol sonrası, Yeşil Beyazlı taraftarların takımı sabote etmeleri bence doğru değildi. Maçın Bursaspor adına krize girdiği dakikalarda, Sivasspor’dan Hakan Aslan’ın yüzde 100 kaçırdığı gol maçın kader anıydı. Timsah’ta kötü giden ikinci yarıda iki usta ayak Belluschi-Sestak işbirliğiyle gerçekleşen gol, Sestak’ın rakip savunma arasına müthiş derin koşusu sonrası flaş vuruşuyla sonlanan organizasyon Bursaspor taraftarlarına “derin bir oh” çektirdi. Bence maçın en ilginç yanı ise ilk geldiği haftalarda 18’e bile almadığı Sestak’ın bu maçta gösterdiği performans ile Daum’un kredibilitesini yükseltmesi oldu.