Bursa Hakimiyet

Vakıfköy tarlasında

2012-13 sezonunun ikinci yarısında Ertuğrul Sağlam’ın şok istifasıyla ciddi bir travma yaşayan Yeşil Beyazlı camiada, Bursaspor sevdalısı herkes şimdi ne olacak diye sorarken, merhum şampiyon başkan İbrahim Yazıcı, bütün karşı çıkmalara rağmen, takımı Hikmet Karaman’a emanet ederek, tartışmalara son noktayı koymuştu.
O Hikmet Karaman camiada oluşan ciddi endişelere ve tüm eleştirilere rağmen, sadece işini yaparak, camiasına umut pompalayıp, ‘’Kimse merak etmesin. Bu takım bu yıl Avrupa Ligi’ne gidecek’’ demesi, aslında onun hem cesaretini hem de özgüvenini gösteriyordu.
Bu yıl da Bursaspor son yıllarda olduğu gibi Avrupa Ligi’nin kapısını araladı.
Bu başarıda öncelikle en büyük pay, merhum şampiyon başkan İbrahim Yazıcı ile birlikte teknik sorumlu Hikmet Karaman’a aittir.
Gelelim maça.
Bursaspor takımının tamamen yerli oyuncularla mücadele etmesi dikkat çekiciydi.
Hikmet Karaman’ın, Vakıfköy tarlasından aldığı ve cesaretle oynattığı, Taha Can, Doğanay, Okan Deniz, Furkan, Batuhan ve Ozan’la oynaması takdire değerdi.
Ayrıca bu genç kadro, deneyimli Gençlerbirliği takımı karşısında hiç zorlanmadığı gibi oyunun her dakikasında maça ortak oldu.
Başkent ekibinde Fuat Çapa’nın son maçı olması sebebiyle, ideal kadroyla sahada olması, kazanarak gitmek isteğinden başka bir şey değildi.
Oyundaki kontrolün sağlanamadığı maçta Timsah adına Murat’ın attığı şahane gol ile skordaki eşitlik aslında bu maçın hakkıydı.
Sonuçta Bursaspor adına maçın skorundan daha önemli olan teknik sorumlu Hikmet Karaman’ın Vakıfköy’den gelen oyunculara şans vermesidir.