Bursa Hakimiyet

Yazıklar olsun..!

Öncelikle ne izleyen, ne oynayana zevk vermeyen Olimpiyat Stadı’ndaki mücadeleye bir de kötü bir zemin ve kötü bir hakem eklenince sanki ortaya zevksiz bir oyun çıkacakmış gibi gözüktü. Ama hiç de öyle olmadı. Yeşil Beyazlı oyuncular fiziksel olarak çok yorgun olsalar da müthiş bir mücadele ortaya koydular ve bir kez daha gönüllerde taht kurdular. Ancak ne olursa olsun maçın son dakikasında Ozan Tufan ile elde edilen beraberliği korumalıydılar. Tamam kabul ediyorum maç öncesi oluşan handikaplı durumun maçın içinde de devam etmesi, Serdar Aziz’in sakatlanması, Fernandao ve Belluschi gibi oyuncuların oyunun içine tam olarak girememesi Timsah’ın gerçek gücüne ulaşmasını engelledi. Bursaspor adına oyun kalitesi düşük, heyecanı yüksek bir maç oynandı Olimpiyat’ta. Ancak bir kez daha anladık ki Yeşil Beyazlı oyuncular savunma yapmayı beceremiyorlar. Daha çok rakip alanda oynamayı sevdikleri gibi üretim yaparak oyunun pozitif tarafını oynaktan zevk alıp, goller buluyorlar. Mesela Bakambu ile atılan ilk golde Josue’nin pası adeta golün yarısı gibiydi. Keyif verdi. Veya son dakikalarda mağlubiyeti hazmedemeyen Yeşil Beyazlıların rakip kaleye yüklenmesi ve Ozan Tufan ile elde edilen gol. Adeta isyan gibiydi. Fakat bütün bu futbolun doğal refleksine karşı bir adam ortaya çıktı. Fernandao’yu görmedi, Beşiktaş’ın adeta penaltısını güle oynaya verdi. İşte bundan dolayı yazıklar olsun. Yoksa biz de biliyoruz Timsah’ın bu maçta neden mağlup olduğunu. Kulübenin zayıflığını. Ama kardeşim bırak sen bu maç doğal sürecinde oynansın ve bitsin. Şimdi Mustafa Kamil Abitoğlu’nun verdiği/vermediği gündem yaratacak ya; işte buna acıyorum. Aslında Bursaspor adına Harun Tekin’in kurtarışlarını, Beşiktaş adına da Gökhan Töre’nin maçın adamı olduğunu yazmak varken, biz hala maçın hakemini konuşacağız. İşte bundan dolayı bir kez daha yazıklar olsun.