Bursa Hakimiyet

Yenemiyorsan yenilme

Öncelikle istikrar adına İstanbul Başakşehir karşısında alınan bir puan Bursaspor’un artı hanesine yazılmıştır. Kazanılan bu puanın gerçek değerine ulaşması Timsah’ın önümüzdeki hafta Kasımpaşa maçını kazanmasıyla mümkün olacaktır. Rakip takımın Abdullah Avcı ile bu yıl bambaşka bir karaktere bürünmüş olması açıkçası beni biraz şaşırttı. Oyunu fazla riske etmeden kazanılan bir golün oyunsal ve psikolojik üstünlüğüne ulaşıp, sistemden taviz vermeden rakibin direncini kırmak düşüncesi ne kadar başarılı olur tartışılır. Yeşil Beyazlı oyuncular ise belli ki Şenol hocayla beraber derslerini iyi çalışıp, oyunu iyi kurgulamışlar. Rakibin tuzağına düşmeyerek de bunu gösterdiler. Bu arada Timsah’ın takım savunması yapmak için gayretli oyunu da dikkatlerden kaçmadı. Bursasporlu oyuncuların hücum pozisyonuna geçtiği anlarda ise topu kanatlara getirdiklerinde daha etkili olduklarını söylemek gerekir. Belluschi, Fernandao ve Bakambu’nun kafa vuruşları bunun en güzel örneğidir. Civelli’nin direkten dönen topu ise rakibin Visca ile direkten dönen topuna pozisyon eşitliği gibiydi. Ama Timsah, Fernandao’nun avantajını daha fazla kullanmak istiyorsa mutlaka topu daha fazla kanatlara getirmesi gerekir. Çünkü Brezilyalı üstün fizik gücüyle rakiplerini adeta eziyor. Burada önemli olan onun koşu yaptığı alanlara orta alandan sürpriz oyuncuların girmesi, Bursaspor’un daha rahat skor almasını sağlar. 
Rakibin Doka, Semih, Visca ile saldırdığı, Mahmut ve Rotman ile aşırı savunma yapması, geri oyuncuların oyuna dahil olmaması bana enteresan geldi diyebilirim. Ama bir puanlık maçlarını çok oynadığını düşündüğümde de şaşırmamak gerekir. Sonuçta pazartesiden cumaya maç oynatmak hangi aklın işidir şaşarım ama Bursaspor adına az üreten, rakibe de izin vermeyen bir deplasman maçını bir puanla tamamlamak bence kârdır. Yeter ki küçük detayları çözelim, gerisi çorap söküğü gibi gelecek.