Bursa Hakimiyet

2014’ün Türkiye adına dönüm noktası neydi?

2014 yılının ülkemiz adına en önemli dönüm noktasının ne olduğunu bana sormuş olsanız cevabım şu olurdu;
Yeni Türkiye sloganıyla 10 Ağustos’ta ilk kez halkın oylarıyla Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesi.
2014 yılı kimimize göre iyi kimimize göre kötü geçmiş olsa da yeni yıldan yeni umutlar bekliyoruz.
Beklentiler hiçbir zaman bitmediği sürece hayallerimiz de sürecektir.
Dolayısıyla da acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bıraktık.
Elbette özel ve şahsi beklentilerimiz olacaktır ama bir o kadar da yaşadığımız çevre için beklentilerimiz var.
Günlük yaşamımızı kolaylaştıracak, insana ve çevreye dair yapılacak her şey toplum menfaatine olacaktır.
Bu düşüncelerle hareket edildiğinde yerel yönetimlerden vatandaşın yeni yılda da beklentileri bir hayli fazla.
Bu bilindik beklentileri sıralamaya gerek yok.
Kısaca özetlemek gerekirse insanca yaşayabileceğimiz şartların oluşturulmasıdır.
Nasıl olsa her yeni yılın sabahı hükümetin zam furyasıyla uyanmaya yıllardır alışık bir milletiz…
Bugün gazete manşetlerinde alkol ve sigaradan başlayarak pek çok vergilendirmeye giren zam haberlerini görecek, duyacaksınız.
Bir gün önce yeni yıla yeni umutlarla girmenin sevinci üzerine bu zamlar moralinizi bozacak.
Daha öncekilere alıştırıldığımız için bu zamlara da alışacağız.
Psikolojik olarak kendi kendimize pompalayacağımız yeni yıl gazıyla hayat mücadelemiz devam edecek.

ULUDAĞ SİZİ ÇAĞIRIYOR AMA…

2014 yılının son günü şehir dışından gelen misafirlerimizle Uludağ’a çıkmaya karar verdik.
Hava şartları nedeniyle araçla değil de yenilenip mesafesi uzatılan teleferikle seyahat etmek istedik.
Sabah saatlerinde Teleferik Semti’ndeki teleferik istasyonuna geldiğimizde karşılaştığımız görüntü beni heyecanlandırdı.
Eski halini bildiğimiz o teleferik gitmiş yerine Avusturya İnsburg şehrinden Alplere çıkarken kullandığımız uzay üssünü andıran teleferik istasyonu oluşmuş sanki.
Her şey tertipli ve kontrol altında…
Bizler gibi Uludağ’a çıkmak için buraya gelen genelde ailelerin bir kısmının teleferik istasyonundan geriye döndüklerini görünce merak edip sordum.
Aldığım yanıt, kişi başına uygulanan 30 TL’lik ücret olduğunu öğrenince hak verdim.
Dört kişilik bir aile teleferiği kullanarak önce Sarıalan’a ulaşıp buradan aktarma yapıp son istasyon olan 2. bölgeye ulaşıyor.
Ama yolculuğunuz bitmiyor…
Buradan da dolmuş minibüse binerek 3-4 kilometrelik yolculuğun ardından kayak yapılan pistlerin bulunduğu oteller bölgesine ulaşmanız ve aynı şekilde dönüşünüzün ücreti 150 lira.
Eğer orada dört kişi bir şeyler yiyip içmek isterseniz bu rakam ikiye katlıyor.
Aynı şekilde dolmuş ve taksi kullanarak çıktığınızda ücrette pek değişiklik olmuyor.
Belediyenin özel bir şirkete işletme hakkını verdiği firmanın çalıştırdığı teleferik fiyatlarının çok da uygun olduğu söylenemez…
Bir diğer önemli husus ise teleferik kabinlerinin ısıtıcı özelliğinin olmaması önemli bir eksiklik olarak dikkati çekiyor.

‘ÇOCUKLAR HEPİMİZİN DERNEĞİ’ KURULDU

Daha önceki yazılarımızda da vurgu yaptığımız gibi sivil toplum kuruluşları çalışmalarının toplum üzerindeki etkisi önemlidir.
Nitekim de yardım amaçlı kurulan dernekler aracılığıyla ulaşılamayan pek çok insana ulaşılıp derdine derman olmaktadırlar.
İşte bunlardan biri de İznik’te bir araya gelen duyarlı bir grup tarafından ‘Çocuklar Hepimizin’ adını verdikleri dernek kurulmuş.
Kurucu başkanlığını Doç. Dr. Şermin Tetik’in üstlendiği derneğin kuruluş amacı, İznik ve çevresindeki ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaşıp maddi desteğin yanında çocukların sosyal gelişimine katkıda bulunacak çalışmalar planlayıp bunları hayata geçirmek.
Ne kadar anlamlı değil mi?
İlk ve ortaöğretiminin yanı sıra lise ve üniversitede okuyan öğrencilere burs imkanları sağlayarak İznik ve çevresindeki öğrencilerin öğrenim hayatlarına dokunarak, geleceklerine yardımcı olabilmek.
Emeği geçen ‘Çocuklar Hepimizin Derneği’ kurucu yöneticilerini bu duyarlılıklarından ötürü kutluyorum.