Bursa Hakimiyet

Altepe’nin öncelikli ilçesi

Kentimizin en önemli evrensel değerlerinden olan İznik, dünya kenti olma yolunda hızla ilerliyor.
Bu işin öncülüğünü de Büyükşehir Belediyesi yapıyor.
Mesele de aslında bu.
Bu köşeyi takip eden okurlarımız anımsayacaklardır.
İki yıl kadar önce Büyükşehir Yasası’nın yürürlüğe girmesiyle en çok yararlanacak ilçelerimizin başında İznik olacağına dair vurgu yaparken şöyle demiştim.
“Recep Altepe, İznik için büyük şanstır”
Bunu söylerken dikkati çekmek istediğim mesele şuydu. 
Hem Osmangazi hem de Büyükşehir Belediye başkanlığı süresince Bursa merkezinde restore edilmedik tarihi yapı bırakmayan Altepe’nin bütünşehir uygulamasıyla İznik özelinde de bu tecrübesini uygulayabilecek olmasıydı.
Zaten kısıtlı bütçesiyle ancak rutin hizmetleri üstlenebilen İznik Belediyesi’nin ilçenin tarihine ayıracak ne parası ne de siyasi gücü vardı.
Bugün gelinen noktaya baktığımızda ise, ilçenin 3 bin yıllık geçmişinin izlerinin günümüze taşınabilmesi adına Büyükşehir Belediyesi’nin kontrolüne geçtiğini görüyoruz.
Mesela 2014 yılının en önemli 10 keşfi arasında gösterilen İznik Gölü içerisindeki tarihi kilisenin keşfedilmesi gibi.
Son örnek Roma Tiyatrosu.
Dünyada bir benzeri olmayan ve iki bin yıl önce tiyatro olarak kullanılan bu alanda Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın 40 yıldır süren kazı çalışmalarına rağmen tamamlanamamıştır.
Yılda bir ya da iki ay gibi arkeologlarca yapılan çalışmaların yeterli olmadığından sonuç alınamayan Roma Tiyatrosu kazılarını bakanlık Büyükşehir Belediyesi’ne devretti.
Böylece Büyükşehir Belediyesi’nin kontrolüne geçen Roma Tiyatrosu kazı çalışmalarındaki hedef buranın iki yıl içinde yeniden orijinal kimliğine kavuşturulup iki bin yıl öncesindeki gibi tiyatro olarak kullanıma sunulması.
Temizleme, ayıklama, kazı gibi arkeolojik çalışmalarında rastlanılan her parçanın geçmişe dair önemli bulguların ortaya çıktığı Roma Tiyatrosu tamamlandığında, İznik’i dünya kenti ve Bursa’nın en önemli turizm değeri yapacak bir eser daha Büyükşehir Belediyesi’yle kazandırılmış olacaktır.
Bursa’dan önce başkentlik yapmış; Bitinya, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemleriyle dünya tarihinde bu denli öneme sahip ilçeye Büyükşehir Belediyesi’nin hizmette öncelik tanıması hiç de haksız olmadığını gösteriyor.

BİRİNCİ İZNİK ÇİNİ FESTİVALİ

Yazımızın konusu İznik olunca bu ilçemize dair pek çok konu da beraberinde geliyor.
Dün görüştüğümüz İznik Belediye Başkanı Osman Sargın, İznik çinisinin dünyadaki önemini yeniden gündeme taşımak adına festival yapma kararı aldıklarını söyledi.
14’üncü yüzyıldan bu yana çininin hayat bulduğu yerin İznik olması bu ilçemizin bu yöndeki önemini de ortaya koyuyor aslında.
Böylesine önemli bir özelliği bulunmasına rağmen yeterli ilginin gösterilmediği İznik çinisi zaman içinde bu özelliğini yitirmiş. 
Halbuki dünyanın neresine giderseniz gidin önemli yapıların İznik çinisiyle işlendiğini görmek mümkün.
Belediye Başkanı Osman Sargın da, meseleyi bu açıdan ele alıp 11, 12 ve 13 Eylül’ü kapsayacak şekilde Birinci İznik Çini Festivali düzenleyeceklerini belirtiyor.
Festivale katılacaklara çininin hamur haliyle toprak, su ve ateşle birleştirilip 900 derece ateşte oluşan çini desenlerinin yarattığı görsel şovlar ile ebru sanatı gösterileri sunulacak.
Yine ayrıca, belediyenin girişimleriyle Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) 300 seyahat acentası yöneticisiyle İznik’e gelerek, Marmara Bölgesi’nde düzenleyecekleri tur rotalarına bundan böyle İznik’i de dahil ettiklerini açıklayacak olmaları yıllardır arzu edilen önemli bir gelişme olacaktır.