Bursa Hakimiyet

CHP’nin ilçe kongrelerinden yansıyanlar

Delege seçimleriyle başlayıp ilçe kongreleriyle devam eden CHP’deki süreçte sıra kurultay öncesindeki son viraj olan il seçimlerine geldi.
22 Kasım’da Gürsu’yla başlayıp pazar günü Osmangazi’yle tamamlanan 17 ilçe olağan kongresini takip edebildiğimiz kadarıyla parti içi ciddi bir olumsuzluk yaşanmadan sürecin tamamlandığını söyleyebiliriz.
Aslında kongreler, söylenemeyenlerin söylendiği, gizlenenlerin açıklandığı daha doğrusu eteklerdeki taşların döküldüğü aile içi toplantıların yapılabildiği yerlerdir.
Bursa’da iki belediye dışında seçim kazanamamış, iki genel seçimde de hayal kırıklığı yaşamış CHP’de söylenecek, aktarılacak, önerilecek o kadar çok şeyler olmalı diye düşünüyordum.
Ne yazıktır ki, bu bilince henüz ulaşamadığımız için kongreleri oy kullanıp biran önce gitmekten ibaret zannediyoruz.
Diğer bir dikkat çeken konu ise aynı günde aynı saatte iki ayrı ilçede iki ayrı kongre yapılmasıdır.
Hatta bazı günler üç kongrenin aynı günde yapıldığına tanık olduk.
Daha da önemlisi bugüne kadar Bursa’da seçim kazanamayıp DSP’nin kazandıklarıyla teselli olmuş CHP’nin nedenlerinin sorgulanmadığı, tartışılmadığı, 2019 seçimlerine dair yeni strateji planlarının delegeyle paylaşılmadığı ilçe kongreleri yaşanmıştır.
Aklımızda kalan şey, “Dost acı söyler” diyen eski milletvekili Turhan Tayan’ın, katıldığı kongrelerde CHP’nin bu yöndeki eksikliklerine yönelik vurgu yaptığı tespitleriydi.
Bir de Gemlik, Yıldırım, Orhangazi, İznik, Karacabey ve Nilüfer kongrelerine Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin katılıp yaptığı konuşmalardı.
Milletvekili Orhan Sarıbal da bu duruma tepkisini, Osmangazi kongresinde yaptığı konuşmada dile getirerek bir başka ilin milletvekilinin kongrelere katılarak genel başkanlık propagandası yapmasının etik olmadığını söyleyebiylesiydi.
İnce’nin de bu duruma biraz incelik göstermesi gerekirdi.
Neredeyse tüm ilçe kongrelerine katılıp konuşma yapması elbette o ilin vekilini rahatsız etmiş olabilir.
Ama yine de bu bakış açısının herkese göre değişebilecek göreceli bir durum olduğu kanısındayım.
Şimdi sıra 26 Aralık’ta yapılacak il başkanlığı seçimlerinde.

***

“Kavga olan eve kız verilmez”

Osmangazi ilçe kongresine dair notlarımın arasındaki birkaç detayı da paylaşmak istiyorum.
Kongrenin dilek ve temenniler bölümünde söz alan bir delegenin;
“Birbirimizle kavga etmekten vazgeçmediğimiz sürece halk nazarındaki dışarıdan görüntümüz hiç hoş değildir. Kavga olan eve kız verilmez atasözünden ders çıkarmalıyız” şeklindeki yorumu CHP’nin genelde yaşadığı sürecin özeti gibiydi.
Diğeri ise Turhan Tayan’ın vurgu yaptığı Osmangazi Belediyesi kazanılmadan büyükşehir belediyesinin kazanılamayacağıydı. 
Velhasıl, bir CHP ilçe olağan kongreleri de böyle geçti.

***

Biz, biz, biz…

Geçtiğimiz haftaya damgasını vuran konulardan biri de CHP Büyükşehir ve Mudanya Belediye Meclis Üyesi ve Grup Sözcüsü Akın Poroy’un görevinden istifasıydı.
Poroy gerekçesini, Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz’ın her konuda “ben” demeyi bırakıp “biz” demeyi kabullenmeyişi olarak ifade ediyor.
Osmangazi İlçe Kongresi’nde konuşan Türkyılmaz’ın sözleri, kendisini protesto eden partisinin meclis üyelerine yönelik yorumlandı.
Bizce de öyleydi…
Nitekim de Türkyılmaz, mesaj niteliğindeki konuşmasının sonunda ses tonunu daha da yükselterek şu kelimelerle tamamladı:
“Biz, biz, biz olmalıyız”