Bursa Hakimiyet

Listeler vatandaşın umurunda değil

Dün çarşı-pazar dolaşırken vatandaşa açıklanan milletvekili aday listelerini nasıl bulduklarını sordum.
Şuna çok net biçimde şahit oldum ki, listeler sokaktaki vatandaşın umurunda değil.
Hatta açıklandığının farkında bile değil.
Kim liste başı olmuş, kim olmamış, listeye kimin yerine kim girmiş bilgisi yok.
Halbuki, ülkemizin her yönüyle geleceği açısından son derece önemli yeni bir seçim havasına girerken vatandaş ise yaklaşan kış mevsiminde artacak maliyetlerin içinden nasıl çıkılacağının derdine düşmüş vaziyette.
Bu da, 1 Kasım’da yapılacak seçimlerde 7 Haziran’dakinden pek farklı sonucun çıkmayacağını gösteriyor.
Bir kısım seçmen de, partilerinin çıkarları doğrultusunda 
kırmızı çizgiler öne sürerek halkın iradesini hiçe sayıp
koalisyon hükümetini kurmayan siyasi parti genel başkanlarını protesto amaçlı sandığa gitmeyeceğini söylüyor.
Şehit olaylarına, Suriyelilere ödenen paralara, döviz kurunun yükselmesiyle artan maliyet giderlerine sokaktaki vatandaş bu öfkeye dönüşmüş tepkisi, öyle zannediyorum oy istemeye vatandaşın ayağına gidecek adayların işini zora sokacaktır.

Şikayetin adresi belediyeler

Birileri zenginliğine zenginlik katarken başkalarının sağlığını bozmaya hakkı yok.
Hele ki, bu duruma yetkililerin görmezden gelmesi affedilecek yanı yok. Bu konuda Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, önemli bir çağrıda bulunuyor.
Baz istasyonlarının uzun zaman diliminde insan sağlığına zarar vereceği, insanların psikolojik yapısında tedirginlik ve ümitsizlik yaptığı, bu yüzden şehir dışına çıkarılması yönünde Danıştay’ın kararını emsal kararla birlikte vatandaşların böylece belediyelerden baz istasyonlarının kaldırılmasını talep edebileceklerini açıkladı.
Çevre ve insan sağlığı açısından baz istasyonlarının tehlikeli olduğunun hem bilimsel hem mahkemece belirlendiğini belirten Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, çevrelerinde baz istasyonu olan vatandaşların bağlı bulundukları belediyelere kaldırılması için müracaat etmelerinin yasal hale geldiğini aktarıyor.
Bakalım belediyelerin halkının sağlığını ne kadar önemsediğini bu sayede de görmüş olacağız.

Bu uyarıyı dikkate alın

Cep telefonuyla vatandaşları arayarak para ve ziynet eşyasını alan dolandırıcılar, her geçen gün yeni taktikler geliştiriyor.
Vatandaşın parasını alabilmek için akla hayale gelmeyecek yöntemlere başvuran dolandırıcılar kötü oyunlarına polisi dahi alet edebiliyorlar.
Dolandırıcıların son taktiği; Asılsız ihbarla 155 İmdat hattı üzerinden olay yerine ekip çağırıp, ağına düşürdüğü kişiye kendisinin de polis olduğunu inandırmak.
Polis, tüm uyarılara rağmen kötü niyetli kişilerin bu yöntemle tuzağına düşmemesi için vatandaşı uyarıyor.
Şu sıralar dolandırıcılık olaylarının sıkça rastlandığı kentimizde bizler de özellikle çevremizdeki yaşlıları benzer olaylara karşı uyarmalıyız.