Bursa Hakimiyet

Recep Altepe’ye bayram tadında önerimdir…

Kentimizin yeni Ulu Şehir Bursa logosu şehir merkezinin değişik bölgelerine konulmuş durumdadır.
Bundaki amaç, özellikle şehir dışından gelenlerin ziyaret ettiği bu bölgelere dikkati çekmek.
Siz de fark etmişsinizdir, bu logolardan bir tane de Ulu Camii’nin yanındaki fıskıyeli havuzun önünde var.
Ne zaman bu yöne yolum düşse Ulu Cami ve Koza Han’ın o tarihi mistik dokusunu hissetmek için buradan geçtiğimde Ulu Şehir Bursa logosunun önünde insanların fotoğraf çektirmelerine tanık olmuşumdur.
Çoğu Bursa dışından hatta yurtdışından gelen turistler bunlar.
Eee ne varmış şimdi bunda diyebilirsiniz…
Anlatayım;
Siz değerli okuyucularımızdan gelen, benim de arzuladığım önerimi, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Recep Altepe’ye bayram tadıyla birlikte aktaralım istedim.
Şöyle ki;
Bursamızın evrensel değerlerinden biri olan Hacivat-Karagöz heykellerinin yaptırılarak buraya konulmasıdır…

Orhan Camii’nin inşaatında çalışırken rivayete göre Padişah Sultan Orhan tarafından çalışanları yaptıkları oyunlarla alıkoydukları gerekçesiyle bu iki üstat idam edilirler.
Daha sonra bu durumdan pişmanlık duyan padişahı teselli etmek isteyen veziri, beyaz sarığından çıkardığı bezi gerer ve arkasına bir ışık yakarak ayağından çıkardığı deri çarıkları ile de Karagöz ve Hacivat’ın tasvirlerini canlandırıp, nükteli konuşmalarını tekrar eder.
O tarihten sonra da Karagöz oyunları dünyanın her bir köşesinde gölge oyunu olarak ün yaparak oynanır hale gelir.
14’üncü yüzyılda Bursa’dan doğan Hacivat-Karagöz tiplemesi böylelikle dünyaya yayılmıştır.
Çekirge semtinde anıtmezarları ile hemen karşısında Karagöz Müzesi de bulunmaktadır. 
Hacivat ve Karagöz’ün Bursa’nın bir değeri olduğunu göstermek için heykellerini kentimizin en çok ziyaret edilen Ulu Cami ile yapımında çalıştıkları Orhan Camii’nin arasına uygun bir yere konulması ayrı bir anlam taşıyacaktır.
Ayrıca kentimizi ziyarete gelen yerli ve yabancı turistler, Hacivat-Karagöz heykelleriyle aynı karede yer alıp o anı ölümsüzleştirecekleri fotoğraflar, “Bursa Hatırası” olarak dünyayı dolaşmasını sağlamış olacaktır.
Böylece, yüzyıllarca insanları gülümsetmeği, eğlendirirken düşündürmeyi, toplumsal bilinç oluşturmayı başaran bu oyunun Bursa’dan başlayıp dünyanın başka hiçbir kültüründe olmadığı kadar zarif bir sanatımızın sadece bize ait olduğunu anlatma fırsatı değerlendirmiş olunacaktır.
Unutmamalıyız ki, Bursa’ya ait geleneği yaşatmak hepimizin tarihimize olan sorumluluğumuz gereği görevimizdir.