Bursa Hakimiyet

Seçimle, Büyükşehir Yasası da oylanmış olacak

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, tarihi kaleden tarihi çağrı yaptı.
Kestelli muhtarlar ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle ilçenin tarihi kalesinde bir araya gelen MHP Milletvekili İsmet Büyükataman, yarın yapılacak seçimlerin ülkenin gelecekteki kaderiyle ilişkilendirdi.
Günlerdir yazıyoruz, seçim sürecinde ülke öyle bir hale getirildi ki, sanki destekledikleri partinin seçimlerde birinci parti olamaması durumunda Türkiye’de kaos olacak ülke bitecekmiş gibi izlenim oluşturulmaya çalışılıyor.
Yanlış anlaşılmasın, bu vurguyu Milletvekili Büyükataman’ın sözlerine istinaden aktarmış olsam da aynı durum diğer partiler için de geçerli. 
Halbuki vatandaş, “Seçimler bir an önce olup bitsin, piyasalar normale dönsün, biz de işimize gücümüze bakalım” derdinde.
Neyse konumuza dönecek olursak, Büyükataman, seçim beyannamesinde de yer verdikleri gibi iktidar olmaları halinde Büyükşehir Yasası’nı kaldırıp belde ve köylerin yeniden eski statüye dönüşümünü sağlayacaklarını hatırlattı.
Bu konu köy muhtarlarını yakından ilgilendirdiği için toplantı sonrası sohbet ettiğimiz muhtarlar yasanın kaldırılması yönünde ciddi bir beklenti içindeler.
Nitekim, CHP de aynı yasayı lağvedeceklerini belirtiyor.
Ancak Büyükşehir Yasası’nın kaldırılabilmesi için MHP’nin ya da CHP’nin iktidar olması şart.
Aksi takdirde bu ve diğer taahhütlerini yerine getirmelerini beklemek hayalci olmaktan öteye gidilemez.
Yasa çıkmadan öncesini ve sonrasını yakından takip eden biri olarak, MHP ve CHP’nin bu yöndeki taahhütlerinin özellikle kırsal bölgelerden oy getireceği kanısındayım.
Zira, himayelerindeki araziler ile yetkilerinin kısıtlanmasından şikayetçi olan köy ve belde halkının seçimlerde bu tepkileri sandığa ne şekilde yansıyacak göreceğiz.
Çıkacak sonuç bir nevi Büyükşehir Yasası’nın da kabul görüp görmediğini ortaya koyacaktır.

Son söz milletin

Vay be, neydi o öyle günlerdir sanki Türkiye’nin kurtuluşuymuş gibi gösterilen yarınki seçimler için artık söz milletin olacak.
Meydanlarda, sokaklarda daha doğrusu her yerde estirilen seçim fırtınası nihayet sona eriyor.
Yarın sandık başına gidecek olan yurttaş, parlamentoda görev yapacak 550 milletvekilini seçerken aynı zamanda ülkenin geleceğini de oylayacak.
Yani artık liderler susacak söz bizim diyen halk konuşacak.
Zannediyorum son yıllarda Türkiye bu denli iddialı ve rekabet gücü yüksek bir seçim süreci yaşamamıştı.
Nitekim, ortam öyle gerilmiş durumda ki seçimlerin tarihi biraz daha uzamış olsa sıkıntılar yaşanabilir…
“Bitsin de işimize gücümüze bakalım yeter artık” diyenler çoğunlukta.
Çünkü Türkiye’de pek çok şey seçimlerden sonrasına planlanmış durumda.
Mahallenin küçük esnafından tutun da iş dünyasına kadar her kesim işlerindeki durgunluğu seçim sürecine endekslediği için seçim sonrası piyasaların düzeleceği beklentisi içinde.