Bursa Hakimiyet

Türkiye’nin normalleşmeye ihtiyacı var

28 yıllık meslek yaşamımda geçirdiğim yedi genel geçim öncesi hiç yaşanmayanları 7 Haziran seçimleri öncesinde görüp, duyup şahit oluyoruz.
Şu sıralar ülkede ortam öylesine gerilmiş durumda ki, herkes öfke uğruna partilere ayrışmış durumda.
Hele ki, muhalefet partisi liderlerinin dudak uçuklatan vaatleri karşısında işçinin, emeklinin başı dönmüş durumda. 
Bazı üniversite ve kentlerdeki eylemler düşündürücü olduğu kadar kaygı vericidir.
Yine, bazı hakim ve başsavcıların Türkiye Cumhuriyeti’ni bölme girişimlerine yönelik iddialarla tutuklanmaları yargıdaki güvensizliği daha da tırmandırmıştır.
Ülkeyi yönetmeye aday parti genel başkaları her gün meydanlarda sanki bir daha yüz yüze gelmeyecekmişçesine kavgada söylenmeyecek söylemleriyle halka kötü örnek olmayı sürdürüyorlar.
Ülke ekonomisi süratle tehlikeye doğru giderken, başbakan il il dolaşıp mitingler yaparken, ülkeyi yönetmekle sorumlu parlamenterler seçim bölgelerinde oy peşinde açılışlardan açılışa koşarken, muhalefet parti liderlerinin de iktidar olma uğruna çılgın vaatleri ülke insanının ne kadar menfaatine olduğunu görmek için seçimleri beklemekten başka seçenek yok.
Kontrolsüzce tırmanan bu tehlikeli gidişin bir an önce bitmesi dileğimizdir.
İşte bu yüzden diyoruz ki, Türkiye’nin acilen normalleşmeye ihtiyacı vardır.

Bursalılar UÜ’nün farkına vardı…

Uludağ Üniversitesi dendiğinde çoğu kez akılları Tıp Fakültesi Hastanesi gelirdi.
Uludağ Üniversitesi’nin yıllardır kent insanından kopuk bir tavır içine girmesinden hem şikayet ederdik.
Başta Tıp Fakültesi olmak üzere uluslararası pek çok başarılara imza atan Uludağ Üniversitesi’nin Bursa halkıyla bütünlük sağlayamamasının başlıca nedenleri, üniversite yönetimlerinin kendilerini farklı yerde görmelerindendir.
Halbuki, Bursa halkı var olduğu için Uludağ Üniversitesi’nin var olabileceği görmezden gelinmiştir hep.
Ama artık durum hiç de öyle değil.
Prof. Dr. Yusuf Ulcay’ın kısa bir süre önce UÜ Rektörü olarak atanmasının ardından bunu daha bir hisseder olduk.
Bünyesinde 13 fakültesi, 16 meslek yüksekokulu, 2 bin 500 akademisyen, 4 enstitü ile 54 bin öğrencisiyle kentimizin en önemli marka değerlerinden olmasıyla övündüğümüz üniversitemizi, bundan böyle kent insanının yaşamı ortak kılan çalışmalar içinde daha fazla görmeye alışacağız.
İşte, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile üniversitenin tüm fakültelerinin birlikte proje üretmeleri yönündeki girişimleri, yine üniversite ile Büyükşehir Belediyesi’nin birlikte Türkiye’deki üniversitelerde ilk kez uluslararası düzeyde gerçekleştirilen Spor Festivali gibi…
Bunlar özlenen gelişmelerdir.

Çevreci pilotun duyarlılığına bakar mısınız?

www.bursahakimiyet.com.tr internet sitesinde dün okuduğum uçak pilotunun Atatürk Havalimanı kule görevlisine ihbar ettiği ilginç telsiz konuşmasını sizlerle paylaşmak  istedim.
Atatürk Havalimanı Hava Trafik Kontrol Kulesi’ne Gemlik Körfezi üzerinden geçtiği sırada bir geminin sintinesini boşalttığını gören pilot, durumu hemen şöyle rapor eder.
Pilot: Pislik atılmış onu ihbar etmek isterim.
Kule: İhbar ediyor, Gemlik Körfezi’nde mi efendim.
Pilot: Gemi hala atmaya devam ediyor, bilgi vermek isterim.
Kule: Anlaşıldı. Hemen ilgililere bildireceğim. Teşekkürler.
Gemlik Körfezi’ni temizlemek için Büyükşehir Belediyesi milyon dolarlar harcarken Gemlik Serbest Bölge’deki limana yük getiren yabancı bandıralı gemilerin denizimize bıraktığı pisliği  sağ olsun duyarlı THY pilotunun gördüğünü biz niçin görüp de önlem alamıyoruz.