Bursa Hakimiyet

Turşunun 110 milyon liralık cirosunun sırrı

Eskiden özellikle sebzenin turfanda olduğu yaz dönemlerinde özenle yapılan turşular kış aylarında sofralarımızdan eksik olmazdı...
Turşu ile ilgili olumlu bir söze rastlamak pek mümkün değilse de günlük yaşamımızın hep içindedir…
Örneğin, halsiz ve yorgun olduğumuzu anlatmak için, “Turşu gibiyim” deriz.
Ezilip hırpalanmış bir şey için “Turşusu çıktı” deriz.
Bir şey elden çıkarılması gerektiği halde, buna bir türlü kıyamayıp saklamak isteyene de, hafif kınama yollu “Turşusunu kur” deriz.
Halbuki iyi bir salatalık ya da lahana turşusunun veyahut suyunun nasıl da insanda yorgunluk anında dinçlik hissi uyandırdığını biliyoruz.
Bu satırları okurken canınızın turşu çektiğini de düşünebiliyorum.
Bu denli ayrıntıya girme sebebim şudur:
Ülkemizin en önemli turşu üretim merkezlerinden olan Orhangazi’ye bağlı Gedelek Mahallesi’nde 50 atölyede üretilen 55 çeşit turşu ile yılda 7 milyon dolarlık ihracat, 110 milyon liralık da ciro yapıldığına dikkatinizi çekmekti.
Yüzde 80’i kadın olmak üzere yaklaşık iki bin kişinin turşu imalatından istihdam sağladığı Gedelek’ten dünyanın değişik pek çok yerine turşu ihracatı yapılıyor.
Bin 600 nüfuslu mahallede üretilen ve yılda 110 milyon liralık ciroya oluşmasının iki temel sırrı...
Biri turşu için kullanılan malzemenin kaliteli olması.
Diğeri ise yüksek kalsiyum, düşük sodyum, magnezyum ve yüksek kireç içeren suyun kullanılmasıdır.
Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası(OTSO)Başkanı Ergün Efendioğlu, bundan sonraki hedeflerinin daha hijyen ve daha kurumsallaşma yolunda turşunun organize sanayi bölgesini oluşturmak olduğunu söylüyor.
Bizce de Gedelek bunu fazlasıyla hak ediyor artık.

Mor Salkım Derneği’nden çok anlamlı bir çalışma

Bursa genelinde yapılan araştırmaya göre, çocuk yaşta evlenenlerin en sık görüldüğü ilçenin Mustafakemalpaşa olduğu belirlenmiş.
Konuya duyarlılık gösteren Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği yöneticileri, erken evliliklerin daha çok görüldüğü ilçenin Çeltikçi, Yalıntaş, Yeşilova ve Taşpınar mahallelerinde bilgilendirme toplantıları düzenlemişler.
Her biri konusunda uzman olan, avukat, doktor, ve psikologlar eşliğinde verilen seminerlerde erken yaşta evlenmenin hukuki yönleri ve cezai yükümlülükleri, çocuk üzerindeki psikolojik etkileri ve fizyolojik anlamda meydana gelebilecek olumsuzluklar anlatılmış.
Laf olsun diye kurulmadığını bu önemli çalışmasıyla pek çok sivil toplum kuruluşuna örnek olarak gösterebileceğimiz Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği’ni kutluyoruz.