Bursa Hakimiyet

Uyuşturucuyla anayasal mücadele

Uyuşturucuyla mücadelede sevindirici gelişmeler oluyor.Başta hükümetin, sekiz bakanlık ile koordine ettiği uyuşturucu ile mücadele çalışmaları tüm hızıyla sürüyor.Amaç;
Sağlam kafa sağlam vücutta olur mantalitesiyle yetişmiş nesiller kazandırmak.Anayasamızda yer alan ifadeye göre:”Herkes sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkına sahiptir. Devlet gençleri alkol, uyuşturucu madde, kumardan uzak tutacak tedbirleri alır”Bu konuda önceki gün 1. Uyuşturucu ile Mücadele Şura Toplantısı düzenlendi.Toplantıda, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu başta olmak üzere, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Necdet Ünüvar, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Türkiye’nin uyuşturucu ile eylem planına dair bilgileri paylaşıldı.Ortaya çıkacak sonucun acil eylem planı kapsamında uygulanacak olmasıdır sevindirici yanı.
Uyuşturucu hem bireyi hem aileyi hem toplumu birinci derecede ilgilendiren, bireyin hayatını karartan, ailenin huzurunu dağıtan, ülkenin sosyal dinamiklerini bozan beladır.
Yani hükümet; Ülkemiz gençliğinin üzerine kabus gibi çöken sentetik uyuşturucu belasının yol açtığı ölümlere dur demek için topyekun mücadele başlatmıştır.

UYUŞTURUCUYU TERÖR GİBİ DEĞERLENDİRİN

Konuyu daha da genelleştirecek olursak, uyuşturucu madde bağımlılığı riski herkes için eşittir.
Sosyal değişkenler hem suç çeşitliliğini artırmış hem de uyuşturucu kullanımının yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Tıpkı terör gibi insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında değerlendirilmesinin istenilmesi gibi…15-24 yaş arası bir kere deneme oranı AB ortalaması yüzde 29 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 2,7.
Türkiye’de yatarak tedavi gören kişi sayısı 2004 yılında bin 417 iken 2013 yılında 11 bini aşmıştır.Madde bağımlısı ile ailesinin yaşadığı bir dram olarak algılanan uyuşturucu belası, geniş perspektiften bakıldığında toplumumuzun geleceğini tehdit edebilecek potansiyel taşımaktadır.İllegal yapılar tarafından uyuşturucu geliriyle terör finanse edilmektedir.Silah ve mermi olarak bize geri dönmektedir. Dolayısıyla bu tehditleri bertaraf edebilmek için ilgili tüm kurum, kuruluş ve STK’lar ile işbirliği yapılarak gerekli tedbirlerin alınması tüm kamuoyunda bir refleks oluşturulması, eğitim faaliyetlerine önem verilmesi gerekmektedir. Hükümetin de bu yöndeki kararlılığı belki de pek çok ülkede hayata geçirilemeyen Türkiye’nin uyuşturucuyla bu mücadelesi dünyaya örnek olacaktır kanısındayım.