Bursa Hakimiyet

Yusuf Hoca’nın rektör atanması sürpriz değildir

Her ne kadar ülke gündemi dışında kalsa da cumhurbaşkanının onayını bekleyen Uludağ ve İstanbul üniversitelerinin rektör atamaları nihayet yapıldı.
Prof. Dr. Kamil Dilek ile yarışan Makine ve Tekstil Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Ulcay’ın Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanmasının geçmiş dönemlere baktığımızda sürpriz olduğu söylenemez.
Çünkü, bir önceki dönem öğretim üyelerince yapılan rektör seçimlerinde Prof. Dr. Merih Yurtkuran Prof. Dr. Mete Cengiz’den daha fazla oy almıştı.
Ancak dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, iki yıl önce vefat eden Mete Cengiz’i Uludağ Üniversitesi Rektörü olarak atamıştı.
Velhasıl Yusuf Hoca’nın Uludağ Üniversitesi Rektörü olarak atanması birtakım dengeleri de değiştirmiştir.
Mesela üniversitenin kuruluşundan bu yana atanan rektörlerin hep Tıp Fakültesi’nden çıkması gibi.
Bünyesinde 13 fakültesi, 16 meslek yüksekokulu, 2 bin 500 akademisyen, 4 enstitü ile 56 bin öğrencisi bulunan Uludağ Üniversitesi kentimizin en önemli marka değerlerindendir.
Bu nedenle de kimin rektör atanacağı önemliydi.
Kentin üst düzey yöneticilerinin Ulcay ismi üzerinde görüş belirtmesinin sonucu belirleyici olduğunu düşünüyorum.
Prof. Dr. Yusuf Ulcay ile adaylığını açıklaması sonrasındaki görüşmelerimizde rektör atanması halinde yapacağı çalışmalara dair şu iki şey için söz vermişti.
Bunları hatırlatma babında bir kez daha aktarmak istiyorum.
İlk üç mezunundan biri olduğu Uludağ Üniversitesi’nin rektörlüğünü yapabilecek bilgi ve tecrübesinin olduğunu vurgulayan Ulcay, vizyon hedefinin üniversiteyi ülkemizin ilk on üniversitesi arasına sokmak olduğuydu.
Bunu için de var olan potansiyeli kullanmak gerektiğini ifade eden Ulcay, “Bunu başarabilmek için önceliğim, fakültelerimiz arasında kaybolmuş güvenin tesisini sağlamak olacaktır. Ben takdire inanan biri olarak şayet rektörlüğe layık görülürsem, bana oy vermiş vermemiş ayrımı yapmaksızın kimseyi ötekileştirmeden birlikte çalışacağıma söz veriyorum”
Dün itibarıyla Uludağ Üniversitesi’nin 11’inci dönem Rektörü Yusuf Ulcay olduğuna göre verilen sözlerin şimdi icraata dönüştürülmesi zamanıdır.

Bu iki ilçe de üniversiteyi hak ediyor

Dünkü yazımızın başlığında “Gemlik’e üniversite kurulmasına engel İnegöl mü” diye sormuştuk.
Gemlik Üniversitesi kurulmasıyla ilgili CHP Bursa milletvekilleri Turhan Tayan, İlhan Demiröz’ün verdiği önergenin kabul edilmediğini dünkü yazımızda aktarmıştık.
Buna gerekçe olarak İnegöllü olan TBMM Plan Bütçe Komisyonu Üyesi Milletvekili Hüseyin Şahin, İnegöl’e üniversite kurulması yönünde başbakanla görüşülüp belirli bir aşamaya gelindiğini açıklamıştı.
Ve de, aynı ilin iki ilçesine da aynı anda üniversite kurulmasının diğer illere haksızlık olacağının yanı sıra iktidar partisinde siyasi ağırlığı olması bu önceliğin İnegöl’den yana olması tercihinin önünü tıkamamak adına Gemlik Üniversitesi önerisinin kabul görmemiş olmasını şahsi kanaatim olarak aktarmıştım.
Yazım üzerine dün ilk olarak arayan CHP Milletvekili Turhan Tayan oldu. Gemlik Üniversitesi için ilçenin potansiyel ve bilimsel olarak hazır olduğu için önerge sunduklarını belirterek şunları söyledi:
“Biz Gemlik’i önerirken İnegöl için de öneri getirmelerini istedik. Ama getirmediler. AK Partililerin Bandırma, Alanya ve Hatay’a üniversite kurulması önerilerine CHP olarak onay verdik. Üniversitelerinin kurulması birilerinin iznine tabi olamaz” dedi.
Ardından AK Parti Milletvekili Hüseyin Şahin aradı.
O da sözlerine “Derdimiz İnegöl’le sınırlı olmayıp Bursa’nın genelidir” diyerek başlayan Şahin, “İnegöl için öneri vermememizin gerekçesi Bursa’nın çatı konumundaki Uludağ Üniversitesi’nin bu konuda YÖK’e görüşünü bildirmesi gerekliydi. Bilindiği gibi süreç içinde UÜ rektörü henüz atanmadığından görüş alınamadığı için önerge vermeyi gereksiz bulduk”
Anlaşıldığı gibi Tayan’ın da Şahin’in de çabası Bursa’ya daha fazla üniversite kazandırabilmekten ibarettir.