İlhami YILDIZ

İlhami YILDIZ

ilhamiyildiz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
AK Parti'nin hafta sonu kampı, akılda kalan açıklamalar
09 Ekim 2017 Pazartesi, 07:07

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden AK Parti Genel Başkanlığı görevine gelmesiyle beraber AK Parti'deki hareketlilik her geçen gün artarak devam ediyor.
Cumhur-başkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın yapmış olduğu çalışmalarda dört ana unsur öne çıkıyor.
Onlardan ilki AK Parti'nin gelecek dönemde de mevcut koltuğunu koruması ve kuvvetlenerek gelmesi için gerekli olan yüzde 50+1'e yönelik çalışmalar.
Diğeri buna ulaşacak çalışmaları yaparken mental yorgunluğunda olan teşkilatların değiştirilip, yenilenmesi ile ilgili açıklama ve çalışmalar.
Yorulan ve kamuoyu araştırma-larında beklentileri karşılaya-mayan belediye başkanlarının görev süresinin bitiminden önce görevden el çektirilmesine yönelik psikolojik baskılar ve parti içi çalışmalar.
Sonuncusu da devam edecek belediye başkanlarının devam eden ve planlanan hizmetlerin genel merkezle paylaşımı ve zamanında taahhütlerin bitirilmesi.

Biz değiştirmezsek millet bizi değiştirir

Bu bağlamda hafta sonu Afyon'da gerçekleşen istişare kampı AK Parti'nin gelecek planları için de oldukça önem arzediyor.
İstanbul ve Düzce'de belediye başkanları bazında yaşanan ve bazı teşkilatlarda gerçekleşen değişimin devam edeceğini bizzat Erdoğan kendisi açıklıyor.
İşte Erdoğan'ın ağzından açıklama:
"-Değişime direnmek akıntıya karşı kürek çekmek gibidir. Bir süredir teşkilat ve belediyelerimizde yenilenme ihtiyacı olduğunu söyledim,söylüyorum. Yenilenme sürecini kendi irademizle gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz. Bunu biz yapmazsak sandıkta milletimiz yapar.
Sandıkla gelen sandıkla gider ama o sandığa kadar olan süreci kimse de göz ardı edemez."
"-Milletle zıtlaşma olmaz. Biz siyasi varlığımızı ve hayatımızı milletimizin bize olan itimadına borçluyuz.İhanet etmediği sürece görevden çekilmiş olanı yeniden değerlendirme yolu açıktır."

Değişim milletvekillerine sıçrar mı?

Açıklamadan çıkan sonuçlar;
Önümüzdeki günlerde gerek teşkilatlar gerekse yerel yöneticiler bazında değişimler devam edecek, eğer biz bunu değiştirmez isek halk bizi değiştirir diyor.
Bunun anlamı şu mu acaba: O kadar da biz kendimize güvenmeyelim, birilerinin nefesini ensemizde hissediyoruz.
Eğer böyle bir durum varsa değişim kaçınılmazdır.
İhanet etmediği sürece görevden çekilmiş olanı yeniden değerlendirme yolu açıktır. Buradaki ihanet kavramının açılımı oldukça önemli.
O açılımı da en iyi AK Parti'nin kurmayları biliyor.

Her şey 10 güne belli olur

Erdoğan'ın açıklamalarının ardından önümüzdeki günleri ya da ayları AK Parti'de ciddi değişimin habercisi olarak yorumladık.
Bu değişimin seçimden önce milletvekillerine de sıçrayıp sıçramayacağını merak edenlerdeniz.
Bu sıçramanın rengi olası bir seçimde kendini belli eder dersek müneccimlik olmaz.
Bu arada Afyon'daki kampa katılan milletvekili dostumuza değişim ne zaman, kaldığı yerden devam eder mi diye bir soru yönelttik:
O da şu yanıtı verdi:
Herkes gönlünden geçen ismi görevden alıyor. Bunun ne kadar doğru olup olmadığını önümüzdeki günlerde hep beraber göreceğiz. Her şey on gün içinde açıklığa kavuşur.

Afyon'a özenmedik desek yalan olur...

Zaman zaman Bursa'nın kongre ve turizm kenti olmasına yönelik açıklamaları dikkatle izliyoruz. Bu minvalde yapılacak her türlü çalışmayı da sonuna kadar destekliyoruz.
Ama ses getirecek çalışma sayısı maalesef bir elin parmaklarını geçmiyor..
Nüfusu Bursa'nın dörtte biri kadar olan Afyon'daki kaplıca turizmi, gerçekleşen toplantılar sonrası biz nerede kaldık, demeden de edemiyoruz.
En son AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında eşli olarak bin kişinin (AK Parti kurmay kadrosunun) katıldığı toplantı, Afyon'un tanıtımına ulusal ve uluslararası düzeyde katkı sağladı.
Afyon deyince aklımıza eskiden sucuk, lokum şekeri gelirdi, şimdi buna AK Parti'nin kamp yaptığı önemli kararların alındığı kent ilave oldu.
Keşke bu toplantı Bursa'da gerçekleşseydi...
Burnumuzun dibinde termal su, arkamızda Uludağ, önümüz deniz...
Ne Davos olduk, ne de kongre turizminin merkezi velhasıl...