İlhami YILDIZ

İlhami YILDIZ

ilhamiyildiz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Üsküp'te Bursa izleri
19 Haziran 2019 Çarşamba, 08:13

Osmangazi Belediyesi'nin 1.Murat Hüdavendigar'ı anma etkinliklerini yerinde takip etmek üzere dört günlük gezi kapsamında önce Makedonya'nın başkentine ardından ise Kosava'nın başkenti Priştina ve Türklerin yoğun yaşadığı Prizren'i ziyaret ettik.
Önce Makedonya'dan başlayalım: Perşembe günü Bursa'dan başlayan yolculuğumuz yaklaşık 16 saatin sonunda Üsküp'te sona erdi.
Ama öncesinde Üsküp'e varmadan cuma namazı için uğradığımız bir bölge vardı ki orada cami imamı biz Türkiye'den geldik deyince gözlerindeki mutluluk görülmeye değerdi.
Dile kolay üç gümrükten geçip, altı kez pasaport kontrolü bu yolculuğun gülün dikeniydi desek abartmış olmayız.

ÜSKÜP'ÜN İKİ YÜZÜ VAR...

Elveda Rumeli dediğimiz topraklara en son beş yıl önce gitmiştim. Şimdi o zaman ile bu zamanı mukayese etme şansını yakaladım.
Bir önceki gezimde bir- çok yer gezmemize rağmen bu gittiğimizde gezdiğimiz alan Üsküp ile sınırlıydı.
Üsküp'ün iki yüzü var. Bir yüzü Müslüman ve Türklerin yaşadığı bölge, diğer yüzü de Hıristiyanların yaşadığı bölge...
Hıristiyanların yaşadığı bölge gelişmişlik noktasında Müslüman ve Türklerin yaşadığı bölgeye göre kat ve kat ileride...
Osmanlı'nın mirası olan bölge ise bozulmayan tarihi yapısı Osmanlı'dan kalan taşları ile ayakta durmaya çalışıyor.
Özellikle anavatan Türkiye'ye beni unutma unutma diye haykırıyor.
Bu haykırışın seslerini ilk duyan da geçmişte önceki dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe olmuş.
Altepe'nin ve TİKA'nın önayak olmasıyla Üsküp'te birçok Osmanlı eseri hayat bulmuş. Özellikle Müslüman ve Türk bölgesinde Altepe'ye büyük bir sevgi var.
Altepe'nin başlattığı Balkanlar'a hizmet yarışını ardından Mustafa Dündar ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da günümüzde devam ettiriyor.

BİZİ YETİM BIRAKMAYIN, YALNIZ KOYMAYIN...

Üsküp'teki tarihi çarşının sonunda Arasta Camisi'nin önünde Türk çayı ile Türkçe konuşan Arnavut dostlarımızla sohbet gerçekten görülmeye değerdi.
Onların bizlerden tek beklentisi bizi yetim bırakmayın, bu ellerde yalnız koymayın demesi ile masada oturan heyetin içi burkuldu herkes ağlamamak için kendini zor tuttu.
Bir de gerçek olan şu: Üsküp'te yaşayan Arnavut ve Türklerin muhakkak ve muhakkak en azından Bursa'da bir yakını veya akrabası var.
Hepsinin Türkiye'ye olan sevgisi oldukça fazla. Öte yandan tarihi çarşı içinde bir camide cuma vaazlarının ve hutbelerinin her hafta Türkçe verildiğini, diğer camilerde de zaman zaman Türkçe hutbeler verildiğini de bu köşeden yazmış olalım.

HER AİLEDEN BİR KİŞİ AB ÜLKESİNDE ÇALIŞIYOR

Gelelim köprünün diğer tarafına: köprünün diğer tarafı Üsküp'te buluşma noktası turistlerin ilgi odağı. Buradaki meydan Büyük İskender ve Rahibe Terrasa'nın heykelleriyle dikkatleri çekiyor.
Öte yandan Yunanistan ile isim sorununun çözülmesinin ardından Makedonlarda bir rahatlama olmuş durumda.
Onlar geleceğe daha umutla bakıyorlar. Yakında NATO'ya üye olacaklarını umuyorlar. Makedonya'da yaşayan ailelerin gelirlerine göre harcamalarının oldukça yüksek olduğunu gözlemlemek için alışveriş merkezlerine bakmak yeterli. Öte yandan hayat beş yıl öncesine kadar oldukça pahalı.
Peki nereden gelir geliyor sorusuna ise vereceğimiz yanıt: Her aileden en az bir kişi AB ülkelerinde çalışıyor.
Onlar ailelerine para gönderiyor. Bu gelirin ve harcamaların kaynağı akrabalar tarafından gönderilen paralar.
Neticede Üsküp'te bulunduğumuz sürede gördüğümüz ve hissettiğimiz odur ki Üsküp Bursa'nın küçük bir yansıması....
Bu yansımaya sahip çıkmak da Bursa'da yaşayan herkesin görevi...