Bursa Hakimiyet

19 Mayıs’lara 20 Mayıs’tan bakınca…

Liseli yıllarımın 19 Mayıs’larında ya bando takımı ya da folklor ekibinde olurdum. 
Hoş bizim de provalarımız olurdu ama ben bu tercihi özellikle şunun için yapardım;
Neredeyse okulun tamamının katıldığı, otoriter bir beden eğitimi öğretmeninin idaresinde, günlerce süren sıkıcı, yorucu ve eziyetli 19 Mayıs gösterisi çalışmalarından yırtmak benim için iyi bir seçim olurdu.
19 Mayıs hareketleri provaları bizden sonraki yıllarda bayağı kolaylandı gibime geliyor. 
Bu iyi de oldu. 
‘Kolaylandı’ derken gösteri programları içine alınan kartonlu koreografileri kastediyorum. Bu toplu sunum şekli hem daha renkli, hem de daha pratik gösteri modelini herkesin beğenisini kazanması boşuna değildi.



Bu tarzı en çok da öğrenciler sevdi.
 Oh ne ala durduğun yerde kaldır sarıyı, indir maviyi, gelsin alkışlar. 
Hoş şimdilerde statlarda yapılan kutlamalara ciddi sınırlamalar gelse de 19 Mayıs sevgisi ve coşkusunun yaşandığı yerlerde şu kartonlu koreografilere eğlendirici, eğitici ve de kamu spotu tadında yeni mizansenlerin eklenmesi düşüncesindeyim. 
Gelin isterseniz bu önerilerimden bazılarını şöyle sıralayayım;
Düşünen adam koreografisi: Bu sunum eğitimi sonrasında diplomalı işsizler ordusu ve atama bekleyen gençlerimizi ifade etmektedir.
Mor çatı koreografisi: Kız öğrencilerimizin hazırladığı bu sunumda, eğitimini tamamlayıp yeni bir hayata atılan her 3 kadından birinin aile içi şiddete maruz kalmasına gönderme yapılmaktadır. 
ATM koreografisi:  Yüz binleri aşan kredi kartı mağduru gence dikkati çekmek için hazırlanan gösteridir. 
Sabır taşı koreografisi: Canımızı fena halde yakmaya devam eden şehit haberlerine dayanma gücümüzü ifade eden çalışmadır. 
Kalın sağlıcakla…

Hasanağalı ‘Havva Ana’ların isyanı!


Hani şu Karadeniz’i sarsan ünlü Yeşil Yol direnişi sırasında ‘ben halkım’ diyerek sembolleşen Havva Ana’yı hatırladınız değil mi?  
Geçen gün Hasanağa köyünde iş kamyonlarının önünü kesen köylü kadınlarının haykırışları bana, ister istemez Havva Ana’yı hatırlattı.



Madenden çıkan hafriyatı köyün içinden geçiren kamyonların yerleşim alanına verdiği zarar kadınları çılgına çevirmiş, ortalık bayağı karışmıştı hani.
Bu haklı protesto bana şunu bir daha hatırlattı. Kadınlar haklarının gasp edilmesine, damarına basılmasına karşı cinsinden daha tepkili ve duyarlı aslında. 
Onların hep sessiz ve biat eder duruşlarına çok takılmayın. Kadınlarımız can boğaza gelince neler yapabileceklerini bu kez Hasanağa’da da gösterdiler. 
Aman dikkat!


ZAMAN TÜNELİ


20 MAYIS 1928

Yeni bir kanun ile Doğu Arap rakamları bırakılıp Latin rakamları kullanılmaya başladı. 
Yorum: Bu elbette çağdaş dünyaya uyum sağlamak için önemli bir adımdı. Ama keşke o rakamları doğru kullanıp,  bugün dünya ekonomisin dinamosu olabilseydik. 

***