Bursa Hakimiyet

2015 dedemizin 2016 bebemize öğütleri

Sevgili 2016,
Geçen yıl tam bu vakitler ben de senin gibi büyük bir heyecan ve mutlulukla çıkmıştım yeni yıl yolculuğuna. Dünyanın bir ucundan diğer ucuna kadar tüm insanlık büyük bir coşku ve tarifi mümkün olmayan şölenlerle karşıladı beni.  Ama daha sonra yeni yılın günleri birer birer akıp giderken yılbaşı gecesinin sadece bir seraptan ibaret olduğu gerçeği ile yüzleştim. Oysa nasıl umutluydum. 
 İnsanlığa 365 gün boyunca pembe rüyalar gördüremesem de en azından 2014 ‘ten daha yaşanır ve huzurlu bir yıl sunacağıma inanmıştı insanlar.  Ama çok üzülerek ifade edeyim ben bunu da başaramadım.  Hani derler ya ‘gelen gideni aratır’ benim görev sürecimde maalesef bu deyim o kadar çok kullanıldı ki.  Bugün kendimi takımını küme düşürme hattına indiren bir kulüp başkanı, ya da girdiği her seçimi kaybeden parti lideri gibi hissetmekteyim. Nasıl böyle hissetmeyeyim ki.  Hemen her günün sabahına bomba sesleri ve şiddet çığlıklarıyla uyanmak kolay mı oldu         a kuzum?   Bütün bunların yanında ülkemde yüz binlerin sevgilisi olmuş Yaşar Kemal’lerden Levent Kırcalar’a kadar çok önemli değerleri kaybetmeme ne dersin 2016, ha ne dersin? 
Ha bütün bunların yanında güzel şeyler de yaşadım elbette.  A Milli Futbol Takımımızın Fransa’da yapılacak EURO 2016’ya direkt katılması, Prof.Dr. Aziz Sancar’ın hepimizi gurura boğan Nobel zaferi beni, yani 2015 dedeni nasıl mutlu kıldığını da itiraf edeyim evlat. 
Demem o ki hoşu ve nahoşuyla süremi tamamlayıp görevimi sana devrederken, önündeki koskoca 12 ayı benimkinden daha sevimsiz olmayacağı inancımla sana ve tüm insanlığa barış, kardeşlik ve huzur içinde geçirmenizi dilerim.  Hadi bana eyvallah…

Bir velinin ödev isyanı!


Çevremde öğrencilere verilen ev ödevlerinin çokluğundan şikâyetçi olan çok veli biliyorum ama öğretmene bu notu yazan veliyi müsaadenizle ayrı bir yere koyuyorum. Konuya tebessüm ederek mi, hak vererek mi ya da eleştirerek mi yaklaşırsınız onu size bırakırken isyankâr velinin bu sıra dışı mesajını bir de yazılı olarak sizlerle paylaşmak istiyorum.


İşte o satırlar;
“Hocam İkramın Kırıkkale’den dedesi geldi dersini yaptıramadım. Yeter, artık bıktım. Bu kadar ders vermeyin. Okulda yaptıklarınız az ders eve çok ders. Biraz az verin artık. Devletten parayı sen alıyorsun, çileyi biz çekiyoruz. Numaranızı verirseniz net konuşuruz. “

ZAMAN TÜNELİ


28 ARALIK 1975
Türk-Sovyet işbirliği ile inşa edilen İskenderun Demir-Çelik Tesisleri Başbakan Süleyman Demirel ve Sovyetler Birliği Başbakanı Aleksey Kosigin’in de katıldığı törenle açıldı.
Yorum: Demek ki neymiş?  O devirde Rusya ile Türkiye’nin arasında gerginlik yokmuş.