Bursa Hakimiyet

Alışverişte dijital bombardıman!

Son yıllarda alışveriş alışkanlıklarımızın nasıl da sil baştan değiştiğinin farkında mısınız?  
Bu değişimde elbette sanal mecranın etkisi başı çekmektedir.
Yine bu süreçte marka mağazalar başta olmak üzere profesyonel eğlence ve hizmet sektörünün tüketici mevzilerine yoğunlaştırdığı dijital bombardımanın yeni nesil tüketici modeli oluşturduğunun da farkında mısınız?  
Daha üç beş yıl önce e-ticarete büyük bir kuşkuyla bakılırken, bugün dünyada milyonlarca tüketici aradığı ürünü parmaklarını ekranlarda kaydırarak bulmaktadır.

Diğer yandan mağazaya gitmek, alışverişi dokunarak, koklayarak, karşılaştırarak ve de en güzeli pazarlık ederek yapmak cazibesini hiç kaybetmedi. 
Alışverişin dijital otoritelerinin bu geleneksel alışveriş eğilimi için de önemli adımlar attığına tanık olmaktayız. 
Artık tüketiciler alışveriş öncesi ihtiyaç duyduğu ürünün bilgilerine ve o ürüne en avantajlı biçimde hangi mağazada erişeceğini dijital kanallarda araştırıyor. 
Amerika’da yapılan bir araştırmada müşterilerin yüzde 84’ünün alışveriş öncesi bu yöntemi tercih ettiğini ortaya koyuyor.  Dijital âlemde üreten değil de uygulayan anlamında tepelerden inmeyen ülkemizde de bu oranın küçümsenecek boyutta olmadığına inanıyorum. 
Ve bu inancımla ister tüketici, isterse işletme sahibi olalım 2016’da etki alanını daha da büyütecek olan alışverişin dijital seyrini ciddiye almaya ve konunun dışında kalmamaya özen göstermeliyiz. 
Benden demesi…

İnegöl HES’in aykırı sesi…


Türkiye’nin birçok yerinde inşa edilen Hidroelektrik Santral Projeleri (HES) sayısız haber, tartışma ve eylemlere de konu olmaya devam ediyor. HES’le ilgili son haber bu kez çok yakınımızdan, İnegöl’den geldi. Dün gazetemizde ‘Ya havuz dolu olsaydı’ başlığı ile genişçe yer verilen haberde bir ayrıntı dikkatimi çekti.

Santral inşaatının havuz bölümünün kaymasıyla meydana gelen kaza sonrası firma yetkilisi Nail Gülle şunları söylemiş:
“Eğer hidroelektrik üretimi için kurduğumuz havuz dolu olsaydı daha büyük bir felakete yol açardı” 
Yöre halkı ve Nail beye geçmiş olsun derken şu detayı öne çıkarmadan edemeyeceğim. Firma yetkilisinin eylemci söylemini andıran bu yorumu, benzeri felaketlerden sonra sırra kadem basan, mikrofonlara küsen firma yetkililerine örnek olsun. 

ZAMAN TÜNELİ


Uluslararası takvim ve saat kabul edildi.
Yorum: Aradan geçen 90 yıl sonunda zaman ölçümünde dünyaya uyum sağladık da, gün ve saat hesaplarımızın sıklıkla rötar yapmasına bir türlü engel olamadık. 

***