Bursa Hakimiyet

Barış için merhaba…

Lise 1’deyim.
Ak saçlı, babacan, oldukça otoriter ve bir o kadar da notları kıt edebiyat hocamız kürsüsünde kompozisyon yazılılarımızı okuyor. 
Okuma işlemi bittiğinde hocamız sınav kâğıtlarının birini kenara ayırarak sınıfa, o davudi sesiyle seslendi;
“İçinizde yazılı notu okunmayan var mı?”
Biliyordum o kâğıt benimdi.  Kâğıda adımı, soyadımı bilerek yazmamıştım. Yani ad, soyadı ve numara yazılan sol üst köşeye sadece o 4 kelimeli cümleyi yazmış, başka da tek bir kelime yazmamıştım. 
Sınıf o anda sessizliğe gömülmüştü ki ben ayağa kalktım ve tedirgin bir ses tonuyla;
“Benim yazılım okunmadı Hocam” dedim.
Hocamız bana;
“Kalk tahtaya!” diyerek yeniden seslendi ve devam etti;
“Söyleyin bakalım çocuklar bizim kompozisyon yazılımızın konu başlığı neydi;
Sınıf büyük bir uyum içinde ve  koro halinde yanıt verdi;
“Yurtta Barış Dünyada Barış!” 
Hocamız bu yanıtı aldıktan sonra yerinden doğruldu ve ağır adımlarla yanıma geldi, elini omzuma koyarak şu sözleri sarf etti;
“Evet arkadaşlar, Kemal bu yazılıda çok özel ve çok anlamlı bir şey yaparak en yüksek notu almayı hak etti. Bazen sonu gelmez paragraflar manzumesi ile anlatmak istediğimiz bir konu böylesi bir ifade ile de dile getirilir. Kemal bizlere ülke ve dünya barışını adımız gibi bellememiz gerektiğini öyle güzel anlattık ki ona huzurlarınızda teşekkür ediyorum. “

Evet değerli okurlar, bugün gazetemiz Bursa Hâkimiyet’teki ilk yazıma, hiç eskimeyecek, böyle bir nostaljiyle başlamak istedim. Çünkü bu aralar barışa, kardeşliğe, sevgi ve huzura o kadar çok ihtiyacımız var ki! 

Yeşil beyaz yolculuklar…

El ettiğim Polis Okulu minibüsü yanımda durdu. Otomatik kapı tıslar tıslamaz kendimi içeri attım. Aman Allahım bu ne manzaraydı. Her yer Bursaspor, her yer yeşil-beyaz!  Koltuklara itina ile takım formaları giydirilmiş,  yan döşeme, tavan, camlar atkı ve timsah imgeleriyle bezenmiş. Sanırsın Bursaspor Store! 
Bu manzaranın resmini çekmeliydim. Kendime arka dörtlünün solunda bir yer bularak minibüsün boşalmış halini beklemeye koyuldum. Biraz ileride orta alana deplase olan 3 teyze, daha ileride bir durakta ise ileri üçlüdeki amcalar yerlerini boşalttı. Yeşil-beyaz ortam artık fotoğraf çekmeye müsaitti. Kaptan’ı bu dizaynı için kutladıktan sonra bir güzel de gaza gelip “Şampiyon Bursa” nidalarıyla deklanşöre bastım. 

Cansız mankenin kurdelesi!

Dün Facebook sayfamda gezinirken yakaladım bu fotoğrafı  adı adresi bende saklı bir kadın giyim mağazacımız teröre öyle anlamlı bir tepki vermiş ki sizinle paylaşmasam olmazdı.  



İnsan yaşamının bu kadar hiçe sayıldığı, sevgisizliğin kol gezdiği sürecimizde tepki yelpazemizde sınırları zorluyor. Kendi yetmiyor, dükkânındaki cansız mankenlerin yakasına da siyah kurdele bağlayan esnaf kardeşimin bu tepki refleksine saygılarımı sunuyorum. Hem de siyah kurdelelerin yerine, barış çiçekleri takacağımız günlere olan inancımla…