Bursa Hakimiyet

Bir çöp bidonunun düşündürdükleri

Geçen akşam marketten üç beş parça bir şeyler alıp dışarı çıktım. Eve doğru yürürken şöyle bir göz attığım alışveriş fişini parmaklarımın arasında leblebi boyutuna getirip, 3 sayılık mesafeden çöp bidonuna fırlattım.  
Atış başarısızdı. Çöpüm potadan döndü. Minicik’de olsa o çöpü orada bırakamazdım. Bu bana yakışmazdı. 
 İkinci atışım daha garantili olsun diye bu kez afili bir smaç için bidona yaklaşmıştım ki birde ne göreyim; 

Fotoğrafını da çektiğim plastik bidonun ön yüzünde aynen şu yazı vardı;
“Bu çöp bidonuna bina sahibinden başka çöp atan şerefsizdir!”




Bu çok ağır ve onurumu zedeleyen uyarı karşısında donup kalmıştım.  Bu haleti ruhiye içinde ufacık çöpümü sessizce cebime koyarken,  “iyi ki yazıyı smacımdan önce okudum da şerefimi kurtardım” diye sevinmedim de değil hani.
Tamam, daha önceleri bu çöp atma meselesi mahalle sakinleri arasında hakikaten çok hararetli kavgaların nedeni oluyordu.  
Ancak günümüzde hemen hemen tüm belediyelerin bu alanda kusursuz hizmetler vermesine rağmen yukarıdaki gibi sert ve yakışıksız ikazları yapmak bana başka sorgulamalar da yaptırır oldu.
Acaba diyorum yurdum insanını böylesi sevimsiz söylemler anlayışına iten mesele neydi?
En basit ve sıradan bir sorunun çözümü için dahi neden hemen hakaret refleksini devreye sokar olduk?  
 Ve neden bu aralar neden ‘lütfen’ ile başlayan cümleler kurmayı unuttuk?
Yoksa Tv kanalarından gazetelere, radyolardan sosyal medya platformlarına kadar siyasilerimizin tarzı olarak belirlediği hakaretli, küfürlü ve aşağılayıcı söylemlerden mi etkilenir olduk?
Neyse efendim,  ister mahalledeki apartman sakini, isterse falanca partinin temsilcisi olsun daha naif, saygılı, ölçülü ve de kırıp dökmeyen telaffuzların geri gelmesi dileğimle esen kalın…

BUGÜN NEREYE GİDELİM?

Bugün tanıtım sponsorları arasında olduğumuz 14. Kalite ve Başarı Sempozyumu’nun 2 günü. Almira Otel’de düzenlenen bu dev etkinlikte 3. KalDer Ulusal Karikatür Yarışması’nda dereceye giren eserlerden derlenen bir de sergi var. Bugün bu sihirli çizgiler denizinde sörf yapmaya ne dersiniz?  



Haftanın ufak tefek taşları

“Alman otomobil devlerinin, bulundukları kentlere yaptıkları ortadayken, Bursa’da kurulu otomobil devlerinin Bursapor’a, bırakın tribünü ya da locayı, bir forma reklamını bile çok görmeleri, haliyle tepki yaratıyor tabii.”
Okan Tuna

“Gemlik’i turizm kenti mi, yoksa insanların korku ve endişe içinde üzerinde yaşadığı pimi çekilmiş bomba misali tehlike kenti mi yapmak istiyorsunuz?”
Ersel Peker 

“Umuyorum vicdanlı hakimlerimiz Cerattepe’nin, Artvin’in yok olmasına izin vermeyecek.”
Orhan Çelik

“Yerel yönetimler tarafından ve dolayısıyla da halkın kent bütçesiyle Bursaspor gibi sahiplenilen bir başka Anadolu takımı yok.”
Serkan İnceoğlu

“Osmangazi’ye bağlı Çarşamba’da anacadde ve ara sokakları gezdiğinizde kendinizi Bursa’da değil de Şam’da geziyormuş gibi hissetmemeniz mümkün değil.”
Erdal Çatalkaya

---------------------------------------------------------------------------------------------
---------------------------------------------------------------------------------------------