Bursa Hakimiyet

Bursa’nın egzozsuz arabaları...

Övünmek gibi olmasın şu son günlerde gazeteye her gelişimde beni en hoş tutan konu medyamızın otoparkında sıralanan elektrikli otomobiller oluyor. 
Beni bu mükemmel tercihin son derece ekonomik olmasından çok araçların doğa dostu olmasının ilgilendirdiğini ifade ederek devam edeydim efendim.
Ve ayrıca şunu da itiraf edeyim ki bu yazıyı bana en çok da sabah gazeteye gelirken geçtiğim yollarda karşıma çıkan kirlilik ve gürültü manzaralar yazdırdı bana.
Ankara Yolu’nda önümde seyreden ve gaza yüklendiği her seferde etrafa zehir bulutları saçan halk otobüsü bunların başında geldi desem asla yalan olmaz. 
Diğer yandan yanımdan böğürerek geçen, hatta bu ses daha abartılı çıksın diye egzozuna özel düzenekler takan sürücülerin aymazlığına tanık olunca bunları yazmak elzem oldu.  



Ayrıca, maksimum 50 yıl içerisinde dünyadaki petrol yataklarının kuruyacağı ve fosil yakıtların hızla tükenmesinden de haberdar olunca da elektrikli otomobilleri daha da önemsemem söz konusu oldu. 
Bütün bu değerlendirmelerden sonra sanayi, tarım ve turizm kenti olmasıyla övündüğümüz Bursa’nın bu konuya sahip çıkmasını da çok önemsiyorum. 
Şu anda Bursa’da Sönmez Madya’nın 4 elektrikli aracı ile birlikte trafikte toplam sadece 35 araç bulunuyor. 
Rakam elbette çok yetersiz değil mi? 
Ama ben “bu daha başlangıç” diyerek ve bu şehirde çevreci duyarlılığına sahip, firma bazında doğa dostu olmayı gerçekten özümsemiş birçok kuruluşun olduğuna inanmaktayım. 
Daha temiz bir Bursa’da nefes almak, sessiz, homurtusuz ve daha ekonomik yolculuklar için ben bu firmaların kısa zamanda bu rakamları katlayarak yükseltmesini bekliyorum.
Ha bu arada, buradan şunun sözünü de vereyim. 
 İster özel ister tüzel olsun, firmanız bu alanda harekete geçer, çevrecilik gazına bu arabalarla basarsa, bundan mutlaka haberim olsun. 
Bu çabaları seve seve dile getireceğim. 
Kalın sağlıcakla…

Üçüncü kattaki tavuk çiftliği!


Böylesi ancak bizde olur!
4 katlı müstakil bir evin üçüncü katındasınız. 
Kapıyı açtığınızda masalsı bir manzara karşılıyor sizi. 
Tavuklar kanepede gıdaklıyor, horoz efendi koltuğun tepesinde ötüyor. Hamarat piliçler halının üstündeki yemleri topluyor.



Bu şaka falan değil.
Alacahırka Mahallesi’nde bir apartmandan yoğun koku ve hayvan seslerinin gelmesi üzerine sokak sakinlerinin verdiği adrese giden zabıta ve polis ekipleri aynen bu manzarayla karşılaştı. 
Sonra gerekenler yapılmış elbette. Ama diğer yandan en az manzara kadar komik olan, tavuklarına el konulan vatandaşın tepkisine ne dersiniz peki;  
“Bundan böyle en vahşisinden köpek besleyeceğim. Nasıl olsa ona ceza yok”
Ey güzel Allahım aklıma mukayyet ol!


ZAMAN TÜNELİ


27 MAYIS 1960

Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu.
Yorum: Demokrasisini bir türlü yerine oturtamayan Türkiye Cumhuriyeti bu tür müdahalelerden çok çekti. Umarız bizi her defasında gerilere iten darbelerin sonuncusu olarak 12 Eylül kalır hafızalarımızda. 

***