Bursa Hakimiyet

Cinneti gördüm!

Dün sabah yine aksiyon alanım Santral Garaj’dayım.   
Masaları kaldırıma taşan,  sıra kahvehanelerin birinde,  fondan gelen huzurlu bir şehir gürültüsü eşliğinde gazete/çay rutinimdeyim.  Tam bu sıralarda karşı duvardaki plazmada günün haberleri geçmeye başladı.  
Spiker;
“Dağlıca’dan kara bir haber daha!  1 tabur komutanı ve 3 bordo bereli askerimiz şehit düştü!”
Ben ve haberleri izleyen tüm müşteriler pürdikkat,  bu acı haberi, bir kez daha yutkunarak dinlemeye odaklandık.
Haber tüm sevimsizliği ile akarken yan masada oturan orta yaşları geçkin bir adam yerinden doğruldu ve ağır adımlarla yürüyerek televizyonun karşısına geçti.  Çenesi titriyor,  gözlerinden kıvılcımlar çıkıyordu sanki.  Ve derken iki kolunu havaya açan bu adam, adeta bir isyan heykeli haline dönüşerek haykırmaya başladı; 
“ Allah aşkına yeter artık!  Ey insanlık, eyyy devlet, ey millet,  nerdesiiiiiinnn?”
Haber bitmişti...
O adam, o anda,  orada,  gözlerini hepimizin gözlerinde umutsuzca gezdirdikten sonra,  usulca arkasını döndü ve aramızdan ayrıldı.   
Santral Garaj’da kim, nereli ve ne iş yaptığını bilmediğim,  hiç tanımadığım bu adam aslında kimdi biliyor musunuz?  
Hepimizdik…

***

Annemin kızlık soyadını açıklıyorum!

Facebook ortamında çok sevdiğim,  anne tarafından da uzaktan da akrabam Mazlum ağabeyimden de arkadaşlık teklifi geldi.
Tereddütsüz kabul ettim ve özel mesaj alanından hoşbeşe başladık. 
Muhabbet ilerledikçe Mazlum ağabeyimden kıllanmaya başladım.  Sohbeti ısrarla faturalı telefon hattımdaki özel bilgilere çekiyordu. İçime düşen  “olum bu çakma Mazlum olmasın!” kuşkusundan kurtulmak için ona şu soruyu sordum;
“Mazlum ağabey sen benim annemin kızlık soyadını biliyor musun?”
Baştan beri Twitter kuşu gibi şakırdayan Mazlum ağabey dut yemiş bülbüle dönmüştü. 
Derken ben sohbeti şu yorumla bitirdim ve onu arkadaşlıktan sildim.  
Mazlum ağabey benim annemin kızlık soyadı “Külyutmaz” dır.

***  

Tarihte bugün

1448:  Osmanlı Sultanı II. Murat, Kosova Zaferi'ni kazandı.
1781: Amerikan Bağımsızlık Savaşı, İngilizlerin George Washington'a teslim olmalarıyla sona erdi. 1951: İngiliz askerleri Süveyş Kanalı’nı ele geçirdi. 
1962 Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu TBMM’de kabul edildi.
1982: Anayasanın kabulüyle birlikte Kenan Evren cumhurbaşkanı oldu.

***