Bursa Hakimiyet

‘En sıcak yaz’ için yazıyorum…

Ödümüz kopmuştu!
Nasıl kopmasın ki geçen yazın sonlarına doğru bilim insanların ajanslara verdiği iklim raporlarında ne denmişti;
“Yüzyılın en soğuk kışı olacak!
Haklı olarak bu sevimsiz haber hepimizin iliklerine zemheri soğuğu gibi işlerken resmiyet ve vatandaş da kendi çapında önlemler almak durumunda kaldı.   Bu haber sonrasında ben de tedbirimi aldım ve en ağır kış için kendimi hep iri ve diri tuttum. 
Ama sonra ne oldu?
Gördüğünüz gibi bize lanse edilen en soğuk kış, en mülayim kışlardan biri olarak istatistik sayfalarında yerini alarak dünya tahmincilerini ters köşeye yatırdı.  
Baksanıza az önce geride bıraktığımız şubat bile bize ceketlerimizi çıkarttırdı ve daha ötesi hafta sonlarında piknik alanlarını ful çektirdi. 
Bu arada mart ayı bir azizlik yapar da,  bizlere kazma kürek yaktıramaz dileğimle şimdi de geleyim hava bilimcilerin önümüzdeki yaz için söylediklerine;
“80 yılın en sıcak yazına hazır olun!”
İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Şen bu kadarla da kalmıyor sıcak yaz için şu öngörüde de bulunuyor;
‘’Birçok yerde sıcaklık rekorları kırılacak”
Sayın profesörümüz herkesin kavurucu bir yaza hazır olmasını önerirken bu rekorların yaşanmasına küresel ısınmanın neden olduğunu da ekliyor. 
Yani son yıllarda adını sıkça duyduğumuz, mevsimlerin dengesini bozmaya odaklı, sevimsiz akrabamız olan şu küresel ısınmanın bize yaptıklarına bakar mısınız?
Umarız fukara lehine tutmayan “yüz yılın en ağır kışı” tahmini, “en sıcak yaz” için de tutmaz dileğimle hepinize mevsim normallerinde günler diliyorum. 

‘Buzlar Çözülmeden’ 2016!

Cevat Fehmi Başkut’un Türk tiyatro klasikleri arasına giren o harika oyunu Buzlar Çözülmeden’i hatırladınız değil mi?
Hani zor kış koşulları nedeniyle yollarının kapanıp, dünya ile irtibatı kopan kasabaya yeni bir kaymakam atanmıştı. Ve bu sahte kaymakam buzlar çözülene kadar kasabanın kaderini değiştirmişti.



Keşke geçenlerde İstanbul Beylikdüzü’ndeki markete atandığını söyleyen sahte kasiyerimiz de kaymakamımız kadar masum olsaydı.
Ama olamadı.
 O,  kasiyerlik makamında buzlar çözülene kadar değil, sadece 4 saat kadar oturarak kötü emeline nail oldu. Ve bu süre içinde kasada biriken bin 800 lirayı cebine koyup kayıplara karıştı. 
Konumuzun bir diğer garip yanı da şu;
Bu ve benzeri sahtecilik haberlerinin verdiği mesajları kimin aldığı…
Alın teriyle çalışan insanlar mı, yoksa üçkağıtcılar mı?

ZAMAN TÜNELİ 2 MART 1974

TRT televizyonu, çarşamba hariç haftanın her günü yayın yapmaya başladı. 



Yorum:  Çocukluğumuzun en büyük eğlencesi olan tek kanallı TRT televizyonu ve yayın kesilince ekranda yapıştırılan o necefli maşrapayı unutmak mümkün mü?  Nereden nereye…

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------