Bursa Hakimiyet

Kavga için sosyal medya daha mı müsait?

Futbol, siyaset, din…
İşte sosyal medya otoritelerine göre iletişim kanallarında yaşanan kırgınlık, küskünlük ve kavgaların kaynağı olan üç ana başlık.
Hoş bu başlıklar sadece internet ortamında değil,  TBMM komisyonlarından, taaa Rahmi’nin kahvesine kadar her yerde tatsızlık konusu ama biz gelin konuyu sosyal medya bağlamında değerlendirelim. 
Hatta biz bugün siyaset ve din başlığını da bir kenara bırakarak objektifimizi, sosyal medyanın futbol arenasına çevirelim.
Bugünlerde sosyal paylaşım platformlarında futbolun en başa oturduğuna siz de tanıksınız.  
Eh buna diyeceğimiz yok!  
Çünkü bu memlekette futbol fena halde, hatta ölesiye sevilince, şampiyonlar da bir bir belli olmaya başlayınca elbette paylaşım dünyasının lideri de futbol olacaktı.
Futbol, sosyal medya ağlarında gündeme oturunca haliyle o pek sevdiğimiz tartışma, didişme ve yine hatta ciddi ciddi düello davetlerine kadar varan atışmalar da bu alanda tavan yaptı. 
Benim bu amansız kapışmalar sırasında dikkatimi çeken en önemli konu şudur;
Ömrü boyunca futbolla irtibatı minimum seviyede olan kişilerin, konu tuttuğu takım olunca birbirinden gözü kanlı bir cengâvere, zapt edilmez bir taraftara dönüşmesidir. 
Haliyle sayıları hiç de azımsanmayacak olan bu sözde taraftarların sosyal medyada kavga, karmaşa, hepsinden ötesi paylaşım kirliliğinin kaynağı olduğunu da göreceksiniz.
Tabii sosyal medyayı etkisi altına alan bu sevimsiz paylaşımlar furyası içinde sayısı az da olsa insanları gülümseten zekâ ürünü espriler de rastlamıyor değiliz. 
Şimdi ben de sizlere “uzmanların sosyal medya platformlarında ağzınızın tadının bozulmaması, nevrinizin dönmemesi için yukarıdaki uyarılara kulak verin” diyerek yazımı dün karşılaştığım hoş bir şampiyonluk caps’i ile bitirmek istiyorum.
Bakın geçen yıl takımı şampiyon olan bir taraftar, Çarşılı arkadaşlarına nasıl bir gönderme yapmış; 
“Şampiyonluk bayraklarını sandıklardan çıkaran Beşiktaşlı bir grup, yoğun naftalin kokusundan etkilenince hastanelik oldu.”
İster sosyal medyada isterse sokakta, hangi konuda olursa olsun keşke tüm göndermeler böylesi nazik, eğlenceli ve kırıp dökmeyen kıvamda olsa,  ne olur değil mi?

Kirazın sapı mısırın püskülü!


Geçen yıllarda kaynatılan kiraz sapının zayıflamaya yardımcı olması, gut hastalığı, böbrek iltihabı ve romatizmaya iyi geldiğini duymuştum.  Hatta sağda solda kiraz sapı biriktiren konu komşuya da tanık olmuştum. Kullanıcılar bundan yararlandı mı bilmiyorum ama sıkı durun kirazın sapına sıkı bir rakip çıktı;
Mısır püskülü!



Evet mısır püsküllerini artık atmamanız gerekiyormuş.
Vallahi ben uzmanların yalancısıyım. Mısır püskülü kirazın sapından çok daha fazla derde deva oluyormuş.
Mısır püskülü çayı olarak da karşınıza çıkacak bu içecek çocuklarda ve yaşlılarda görülen altını ıslatmaların tedavisinde de yarar sağlıyormuş. 
Ha bu arada benden bir uyarı;
Siz yine de bu denemelere direkt dalmayın. Kirazın sapı, mısırın püskülü ve de üzümün çöpünden medet umarken de doktorunuza danışın…


ZAMAN TÜNELİ


18 MAYIS 1997

Milliyetçi Hareket Partisi kurultayında kavga çıktı. Kurultay hâkim kararıyla 1 ay ertelendi.
Yorum: MHP kurultaylarında format değişti. Şimdilerde kavga ve tartışmaların en şiddetlisi kurultay beklenmeden yapılıyor.

***