Bursa Hakimiyet

Kürdan kültüründe son nokta!

Eskiden pek hijyen olmasa da kürdan işlevi için ev süpürgesinden kıymık koparırdık. Meşhur Gırgır markasıyla çağ atlayan süpürme gereci daha sonra elektronikleşince sarı süpürgeler tarihe karıştı. Rahmetli ninemin bu saplı, sarı süpürgelere çiçekli basma kumaşlardan giysiler dikerek onlara görsel zenginlikler kazandırdığını çok iyi hatırlarım.  Hatta ergenlik yıllarımda bu süpürgenin eteğini kaldırıp, kıymık parçasını kopardığımda utanır gibi olduğumu da hatırladım şimdi.


 
Kürdan nostaljimi burada nihayetlendirip geleyim konunun bugünkü versiyonuna.  Benim evin bir eksiğini almayı, daha ötesi ihtiyaç listesine yazmayı sürekli unuttuğum maddelerin başında genellikle kürdan gelmiştir.
Ama bu kez unutmadım ve listenin en başına büyük harflerle ‘KÜRDAN’ yazarak markete gittim.  

Reyon görevlisine talebimi söyledim. Ah söylemez olaydım. Bakın karşıma ne çıktı? Tezgâhtar kızımız önüme öyle bir paketler ve kutucuklar yelpazesi koydu ki akıllara zarar.  Sanki kürdan değil de akıllı telefon alacağım. Şaşkınlık içinde ‘Ne bunlar?’ diye sordum. 

Kızımız ürünüyle gurur duyan bir satıcı edası ile aldı sazı eline; ‘Kürdan seti efendim’ diyerek devam etti. “Şu kavak ağacından olan klasik ‘Yemekteyiz’ programı kürdanıdır. Şu gürgen kürdan etli yemekler için. Şu yeşil kutuda olanlar vejetaryen kürdanı. Söğüt türevli,  işlem bitince yemenizde bir sakınca yok. Sindirimi son derece rahattır. Bunlar da aromalı kürdanlar. Karanfilli, tarçınlı, elmalı, ananaslı ve avokadolu.”
Ben bu çılgın sunum karşısında donup kalmıştım.  Vahşi kapitalizmin kıytırık bir kürdan için bile bu kadar teferruata girmesi ve set kültürünü kürdan boyutuna indirgemesi karşısında donup kalmıştım. Ah ninem ah kime ne diyeyim bilmem ki…

Oto yıkamacının dörtnallı müşterisi!

Burası Erzurum’un Oltu ilçesinde bir oto yıkama dükkânı.  
Sıkı durun sıradaki müşteri bu kez bir otomobil değil bir at. Her gün onlarca arabayı tazyikli ve köpüklü sularla temizleyen işletmeye bu kez Oltu’nun karı ve çamuruna bulamış bir at yanaşıyor. ‘Sonra ne mi oluyor?’ derseniz sözü işletme sahibi Muhammet Vergül’e bırakayım; 

"İlk kez bir at müşterim oldu. Korkarak uzaktan su tuttuk. Ayaklarını yıkadık. Hiç huysuzluk etmedi"



Atın sahibi ve binicisi Ergunhan Musaoğlu ise atını ilk kez getirdiği Çelik Kardeşler Oto Yıkama Yağlama dükkânından çok mutlu ayrıldığını söyledi. 
Atına yıkama sonrası masaj ve kurulumu işlemine de tabi tutan Vergül, 7 yaşındaki atın bütün işlemlerden büyük bir keyif aldığının altını da çizdi. 

ZAMAN TÜNELİ

4 OCAK 1982



100 bin kişinin yurtdışına çıkışı yasaklandı. 
Yorum: 12 Eylül cuntasının 34 yıl önceki yeni yıl icraatı da ancak bu olabilirdi netekim!