Bursa Hakimiyet

Otobüsteki o genç, azıcık bakar mısın?

Bu fotoğrafı geçen gün Kestel-Terminal hattında çalışan belediye otobüsünde çektim.
Şekilde de görüldüğü gibi telefonuyla meşgul bu genç kardeşimizin kafasını kesiverdim. 



Çünkü O’nun kafası yoktu!
Kafası olsaydı, o gencimiz, o ayağını,  o sarı demirlere umursamazca dayamazdı.  Her gün yüzlerce insanın tutunduğu, yaslandığı ve dokunduğu o demirleri ayağının tabanıyla kirletmezdi. 
Ve hatta az biraz daha o olmayan kafasını yorsa, o demirlerle küçücük çocukların da yüzünü, gözünü, ağzını burnunu sürebileceğini akıl edebilirdi. 
A be kardeşim hadi bütün bunları akıl edemedin.  Peki, sen Soma’daki maden faciasından sonra getirildiği hastaneden ayrılırken sedye kirlenmesin diye “çizmelerimi çıkarayım mı?” diye soran işçiyi duymadın mı? 
Diyelim ki bu vaka geçeli aylar oldu. Balık belleğinden silinmiştir o fotoğraf.  Ancak daha geçtiğimiz hafta tüm iletişim kanallarında hepimize çok anlamlı mesajlar veren Şerife Nine’yi de mi duymadın sen? 
Hani şu Kırıkkale’de acılar içinde gittiği acil servis kapısında çamurlu ayakkabısını çıkaran ninemizi…
Hadi bunları geçtik de senin kulağına, bu yaşına kadar ‘temizlik imandandır’  diye fısıldayan biri de mi olmadı mı?  
Bak kardeşim, hazır akıllı telefonun da elindeyken 2 dakikanı bu konuya ayırıver ne olur! Soma faciasının yaralı madencisi Murat Yalçın sana temizlik ve insanlık dersi versin azıcık. Ya da Kırıkkaleli Şerife Nine’nin hikâyesine bir göz at, hatırım için…
Belki artık o kirli ayakkabını, o tutunma demirlerine dayamazsın artık… 
Belki de fikir değiştirir, yarın o otobüse küçük kardeşinin de bineceği ihtimaliyle, tutunacağı demirlerin temiz olmasını istersin sen de… 
Belli mi olur! 

Notaların beyefendisini uğurlarken…


Bizlere dillerden düşmeyen şarkılar ve film müzikleri bırakarak aramızdan ayrılan Atilla Özdemiroğlu’nu unutmayacağız.  


O’nu ebediyete Bursalı oyuncu Gonca Vuslateri’nin mesajı ile uğurluyor, müzik dünyası ve sevenlerine başsağlığı diliyorum; 
“Can’ı gider insanın. Ne kötü hava.  Ne kötü dünya. Sevdiklerimiz ışıklara karışınca bir de.  Ne yalnızız işte…”

Utandım, küçüldüm, sarsıldım, iğrendim! 


Aklım, yüreğim ve benliğim başta olmak üzere tüm duyu organlarımdan özür diliyorum!
Sizleri yaşadığım şehirde böyle bir haberle yüzleştirmek sahiden çok acı, çok dayanılmaz bir durum…
Sahteciliğin bu kadarına nasıl tahammül edeceğinizi bilemiyorum. Şu an itibarıyla içinizden biri çıkıp da  “bütün bu aşağılık vakalara dayanacak gücüm kalmadı, istifamın kabulünü talep ediyorum” diyecek olursa, yolu vallahi de açık olsun, billahi de açık olsun. 


Duyu organlarım ve hislerimle olan bu hesaplaşmadan sonra gelelim haberimize;
Mudanya ‘da boyunlarına bağladıkları bayraklarla gezen bazı gençler, “Asker uğurluyoruz” diyerek esnaf ve araçlardan para topluyor.
Nasıl, kimyanız ve nevrinizde bir hareketlenme oldu mu sayın okurlar? 

***