Bursa Hakimiyet

Son 136 yılın en sıcak yazı gelirse…

Olacağı buydu!
Sen dünyanın nefes almasına olanak sağlayan atmosferin dengesini o ya da bu nedenle bozarsan tabiat ana da o güzelim mevsimleri sana böyle zehir eder işte!
 Bakın tam da bu konuda  edinilen son bilgilere göre Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ve  Goddard Uzay Çalışmaları Enstitüsü (GISS) verileri kısaca ne diyor;
“1880 yılından bu yana en sıcak yıl 2016 olacak!”
Yani bu yaz dünya ve haliyle ülkemiz kavurucu sıcaklara baş etmeye çalışacak. İnanın beni şimdiden ter bastı diyerek ve de dünyayı bir yana bırakarak, şimdilik geleyim sıcak yazın Türkiye etkilerine. 



Bakalım şu sıcak yaz, yurdumuzda hangi alanda, neleri, ne kadar etkileyecek;
Siyaset: En sıcak yazdan en az etkilenecek gurubun politikacılarımızın olacağı düşüncesindeyim. Çünkü onlar kavurucu siyasetin gündeminde yeteri kadar piştikleri için bu yaza uyum sorunu çekmeyeceklerdir. 
Trafik: En ağır sıkıntılar bu mecrada yaşanacak gibime geliyor. Seyir halindeyken normalde dahi asabi olan sürücülerimiz ve yayalarımız boğucu sıcakta daha agresif tavırlar sergileyebilir.
Eğitim: Öğrenci, eğitici ve veli üçgeninin tepesinden geçen güneş, özellikle sınavlarda etkisini gösterebilir ve istenmeyen vakalara neden olabilir.  
Turizm: ilk başta  “Sıcak yaz” haberi en çok onları sevindirmiş ve umutlandırmışı. Oysa beklenen olmadı ve plajların şemsiyesi ters döndü. Turistler bu yaz Türkiye sahillerine sırtını dönerek, sektörü yakıcı Akdeniz güneşiyle baş başa bıraktı bile.  
Alışveriş:  Her türlü hava koşulunda tuzu kuru olan tek sektör.  Alışveriş dünyamızın sıcak yaz için de hamleleri mevcut.
Ne derse desin NASA, satarlar su, mayo, bikini, klima, etmezler asla tasa! 
Spor: Bu yaz Avrupa Futbol Şampiyonası ve Rio Olimpiyatları ile sporseverleri serinletecek en önemli organizasyonlar olacak. Futboldaki transfer çalışmaları ise borç batağındaki kulüpleri en az çöl sıcakları kadar terletecek galiba.

Kral dairesi görünümlü Kartal!


Ben dünyada hiçbir otomobil markası düşünemiyorum ki şu bizim Tofaş’ın kuş serili abralarıyla oynandığı kadar onlarla oynansın.
En son BMW motoru takılan Şahin’i duymuş da küçük dilimi yutmuştum. 
Ama bu kez büyük dilimi de yuttum galiba!
Bakın bu kez bizim kuş serili arabalarımızın emektar Kartal’ının başına ne geldi.



Kütahyalı Yılmaz Akkaya gittiği çok yıldızlı otellerin kapısından, yüksek oda fiyatları yüzünden hep boynu bükük dönünce kendince harika bir çözüm bulmuş. 
Çözüm elbette yine Tofaş odaklı. 
Mucidimiz 1992 model Kartal’ına yatak, TV, mini bar vs monte ederek arabasını en az 4 yıldızlı otel odasına çevirmiş. 
Vallahi tebrikler Yılmaz kardeşim!
Bir insanın elindeki olanakları ancak bu kadar verimli ve sevimli kullanabilir. 
Hadi, mutlu tatiller sana! 


ZAMAN TÜNELİ


3 HAZİRAN 1942

TC hükümeti kişi başına ekmek tüketimini 300 grama çıkardı.
Yorum:  Kaynakçalar o yılları 2. Dünya Savaşı’nda bütün dünyanın büyük kıtlıklar ve yıkımlar yaşadığı bir dönem olarak gösteriyor. Bugün ise kişi başına çöpe atılan ekmek miktarının en az bu kadar olması, daha da düşündürücü değil mi?

***