Bursa Hakimiyet

Telefonun yokken sen sen değilsin!

Dün akşam gazeteden çıktıktan sonra minibüse bindim. 
Üstümde anlayamadığım bir tuhaflık, garip bir tedirginlik var.  
Kilometreleri bir bir geride bırakırken  ‘Bana bu çifte duyguyu yaşatan mesele neydi?’ diye düşünmeye devam ediyordum ki tam arkamdaki yolcunun telefonu tıpkı benimki gibi ötmeye başladı.  
Pek aşina olduğum bu sesin bende oluşturduğu refleksle el çantama davrandım.
Mesele anlaşılmıştı,  telefonumu gazetede unutmuşum!
Durum vahimdi ve yapacağım iki şey vardı.  Ya geriye dönecektim ya da yarın sabaha kadar telefonsuz bir hayatı yaşamayı seçecektim.
Ama içimdeki öteki ses “olum telefon teknolojisini her dem 3 model geriden takip eden, milletin telefon bağımlılığını eleştirmeyi huy edinen birine yakışır mı geriye dönmek?”diyerek hırpaladı beni. 
Evet tarihi kararımı verdim.  Yarın sabaha kadar telefonsuz yaşayacaktım. Bu benim için çok önemli bir deneyim, farklı bir sınav olacaktı. 
Yarın bir gün sizin de başınıza böyle bir şey gelirse, şunu bilin ki telefonsuz sürecin en zor süreci ilk bir saat.
“Acaba beni şu anda kim aradı?” Sorusu aklınıza çöreklenir, yer bitirir sizi. Hatta bir süre sonra durum o hale gelir ki size ulaşamayanlar listesinde Lady Gaga,  Lionel Messi ve hatta O Tarz Benim program jürisi Nur Yerlitaş’ı bile hayal edersiniz.  
Bunun yanında telefonsuz yaşamda güzel detaylar da var elbette.
En başta “eyvah şarjım bitiyor” fobisi asla yaşamıyor, cebine gelen tecavüz, şiddet, çocuk istismarı ve önüne yatma gibi kimyanı bozan haberleri gecikmeli olarak duyuyorsun. 
“Bu güzel bir şey değil mi?” diyerek yazımı,  ondan ayrı kaldığım zaman diliminde telefonuma danışmada göz kulak olan, cihazı şarjda tutarak onu hayata bağlayan kıymetli çalışanımız, Neslihan Hanım’a çok teşekkür ederek bitiriyorum.  

Unutulan eşyalar listesinde son durum!


Beni toplu taşıma araçlarında unutulan eşyaların akıbetinden daha çok onların çeşitliliği ilgilendiriyor.
Habere göre BURULAŞ’a bağlı metro ve belediye otobüslerinde vatandaşlar binlerce eşya unuttu. Bunların arasında telefonlar ilk sırayı alırken son tahlilde listede yer alan takma diş beni bir hayli şaşırttı.
Ağızda sıkı sıkı saklanan, kaybolduğunda yenisini edinmenin çok pahalı ve de meşakkatli bir iş olduğu bilinen bir çene protezi metroda nasıl unutulur? 
İşte benim aklıma ilk gelen iki unutma ya da onu özellikle bırakma ihtimalleri;
1-Yeni takılan damak çeneye uymamış ve de sahibine hayır vermediği için kasıtlı olarak bırakılmıştır.
2-Damak sahibi amca veya teyzemiz paraya kıyıp, implant yaptırmış ve eski damağı ihtiyacı olan başka biri kullansın diye belediye otobüsüne, iyi niyetle ve özellikle bırakmıştır. 


ZAMAN TÜNELİ


15 NİSAN 1970

İlk elektronik hesap makinesini Japonlar buldu. 
Yorum:  Japon abiler elektronik hesap makinesini bulduğu yıllarda ben ilkokulda fasulyelerle aritmetik hesapları yapıyor, abaküste harikalar yaratıyordum. Japonlar erken davranmasaydı bu icadı ben yapabilirdim.

***