Bursa Hakimiyet

Bir Mercedes, bir koruma, bir şoför

Dün gece Bursaspor tarihinde adeta kara leke. Çaresizlik ve utanç gecesi. Futbol her türlü sonuca açık bir oyun. Ancak sahada maçın başından sonuna kadar mücadele etmeyen, yenilgiyi baştan kabullenmiş, afyon yutmuş gibi dolaşan bir oyuncu topluluğu. Üzerlerindeki formanın, göğüslerindeki armanın ne olduğunu anlamaktan uzak, onlara anlatılamamış, gözlerini para bürümüş lejyonerler sürüsü.

Bu takım geçmişte de maçlar kaybetti. Hiçbirinde dün geceki kadar zavallı hale düşmedi. 3-0’ı yakalayan Mustafa Reşit Akçay, son yarım saat Hüseyin Çimşir’i saha kenarına sürerek adeta staj yaptırdı. Eski oyuncumuz Çimşir insaflı çıktı ve onun yönetimindeki bölümde Osmanlıspor 1 gol attı. Başarılı olmasını çok istediğim Ersel Uzgur’un bu inançsız oyuncu topluluğuna yapacakları sınırlıydı belki. Ama oyuna yaptığı tüm müdahaleler hayal kırıklığı yarattı.

Ya bu takımın geleceğini karartan, kendi yetiştirdiği çocuklarını itibarsızlaştırıp satan 40 milyon euro harcayıp bu oyuncu topluluğunu oluşturanlar? Eseriniz ortada. Sadece milyonlarca euro komisyon ödediğiniz menajer dostlarınız mutlu. Saha içinde futbolun iflası, saha dışında mali iflas, kulübün itibarının iflası! Tüm bu olanlardan sonra ise yönetim kurulunda 8 kişi kalsak da gitmem diyen bir başkan.

Bir Mercedes, bir şoför ve bir koruma uğruna adeta koltuğa yapışmış, 1-2 yöneticiyle birlikte koskoca kentin takımını uçuruma sürüklüyor. Bu kentte konuşulanları duymamaları mümkün değil. Bu kulübün geçmişinde hiçbir başkan hakkında bu denli ithamlar duymadık. Değer mi, bir Mercedes, bir koruma ve bir şoföre? Ya da bilmediğimiz şeyler mi var?