Bursa Hakimiyet

Forma ve ülke aşkı

İki kutuplu dünyada tüm spor dallarında yarış bir anlamda ideolojikti.
Sovyetlerin başını çektiği doğu bloku ile ABD'nin liderliğindeki batı, olimpiyatlarda madalya yarıştırır, rejimler çarpışırdı.
Spor dallarının çoğu amatör, futbol gibi profesyonel alanlarda da gelir günümüze göre oranlanmayacak kadar düşüktü.
Ulusal karşılaşmalarda sporcular için asıl olan forma ve ülke aşkıydı.
90'lardan sonra doğu blokunun yıkılışı, iletişim teknolojisindeki olağanüstü gelişim TV yayın haklarının giderek artan astronomik paralara satılması ve sponsorluklar tüm spor dallarında olduğu gibi dünyada en popüler spor kabul edilen futbola da müthiş paraların akmasına neden oldu. Futbolun popülaritesi yine ülkeler arası müthiş rekabete sahne oluyor.
Artık ülkelerin milli takımlarıda devşirme oyuncular boy gösteriyor, hatta başka ülkelerden vatandaş yaparak oyuncu transfer ediliyor.
Mehmet Aurello ülkemizde bir ilkti.
Birçok Türk genci de başka ülke milli takımlarının formasını tercih ediyor.
Geçmişin forma aşkının, ülke sevdasının yerini artık milli takım düzeyinde profesyonellik aldı. Euro 2016'ya katıma hakkı elde eden Türk Milli Takım oyuncularına 500'er bin Euro prim veridi. Dünyada ekol ülke Almanlar ise Euro 2016'yı kazanırlarsa oyuncularına 300 bin Euro prim verecek.
Ülkelerin kişi başına düşen milli gelirleri ile mukayese edersek milli takım oyuncularımızın gruptan çıkma primi ülkemizin 60 vatandaşının yıllık geliri karşılığı.
Almanlar ise Euro 2016 şampiyonluğuna 8 Alman vatandaşının gelirini veriyor.
Ülke kaynaklarına oranla milli takım düzeyinde de oyunculara, teknik ekibe en büyük paralar ülkemizde veriliyor.
Bir tarafta bu çocuklarla başlayan hamasi söylemler, diğer tarafta milli takım düzeyinde de ortaya dökülen paralar.
Sonuna kadar profesyonellik, armayı öpmenin, forma aşkının bedeli kulüp düzeyinde de milli takım düzeyinde de dolarla ve Euro'yla ödeniyor.
 

Geçmişin forma aşkının, ülke sevdasının yerini artık milli takım düzeyinde de profesyonellik aldı.