Bursa Hakimiyet

Malzeme bu…

Ligdeki konumları ile taraftarlarının beklentilerini karşılayamayan iki takım. Bilet teknik adamlara kesilmiş. Benzer zaafları var. Takım savunmaları kötü. Açık veriyor, kolay gol yiyorlar. Rakip Galatasaray gol yollarında başarılı. Yiyor ama kolay da atıyor. Bursaspor ise üretemiyor ve zor gol atıyor. Maç öncesi veriler maçın sonucunu da doğruluyor. Oysa ilk yarı Yeşil Beyazlı takımın istediği gibi geçti. Rakipten direnç görmeyen Bursaspor sahaya iyi yayıldı. Yeşil Beyazlılar,  geniş alanda oynayan, baskı yapmayan, atak yönü olarak sadece Hakan Balta’lı, Yasin’li ve bu oyunculara yakın oynayan Sneijder’li sol kanadı kullanan Galatasaray’a karşı, orta alanda iyi top yapan, araya iyi oynayan Traore, özellikle sol kanadı etkin kullanan Aziz Behich ve Emre Taşdemir ile sağdan iyi bindiren Erdem ile üretken oldu. 

İyi çalışan kanatlar pozisyonlar yarattı. Fakat final pasları ve son vuruşlar kötüydü. İkinci yarı özellikle 60’ıncı dakikadan itibaren önde baskı uygulayan, ilk yarıdan farklı olarak bu kez Sabri ile Podolski’li sağ kanadı kullanan ve etkili olan Galatasaray, özellikle Podolski, Burak ve Sneijder’in oyuna ağırlığını koyması ile oyunsal olarak dengede giden maçı farklı kazandı. Bir tarafta rakibin yıldızları, bir tarafta bizim yıldız diye aldıklarımız. Aynı pozisyonda oynayan oyunculardan Podolski maçın adamı oluyor, bizde ise Dzsudzsak inisiyatif alıp maç boyunca bir kez ceza alanına dahi giremiyor. Rakibin yıldızları sonucu belirliyor, bizimkiler çaresizliği. Bu maçın sonunda kimse Ersel Uzgur’a fatura çıkarmasın. Oyun anlayışı olarak iyi bir düşünce vardı sahada. Maalesef malzeme bu. Vebal, sorumsuzca harcamalarla Bursaspor’un geleceğini karartanların, bu takımı planlayanların.