Bursa Hakimiyet

Abdest

Abdest; namaz kılmak üzere usulüne göre suyla yapılan temizliktir. 
Namaz kılmak için abdest almanın farz olduğu, Kur’an ve sünnet ile bildirilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de buyruluyor ki: 
“Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve –başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın.” (Maide 6) 
Abdest su ile alınır. Abdest suyunun temiz olması gerekir. Cebrail (a.s) abdestin nasıl alınacağını Peygamberimiz (s.a.v.)’e öğretmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) de uygulamalı olarak sahabeye öğretmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) abdestin alınış şeklini gösterdikten sonra: “Kim abdestini böyle güzel bir şekilde (eksiksiz) alırsa, hataları vücudundan tırnak diplerine varıncaya kadar dökülüp gider.” buyurmuştur.
Bu hadisten anlıyoruz ki, abdestin alınışında hem farzlarına hem de sünnetlerine uymayı Peygamberimiz (s.a.v.) bizlerden istemiştir. Öyleyse abdestin farz ve sünnetlerini bilmemiz gerekmektedir.
Abdestin farzları nelerdir?
Abdestin farzları dörttür:
Yüzü yıkamak
Kolları dirseklerle birlikte yıkamak.
Başın dörtte birini meshetmek.
Ayakları topuklarıyla birlikte yıkamak.
Abdestin sünnetleri nelerdir?
Niyet etmek ve abdeste eûzû-besmele ile başlamak.
Önce elleri bileklere kadar yıkamak
Ağza ve burna su vermek 
Önce sağ organları yıkamak
Başın tamamını meshetmek
Kulakları ve enseyi meshetmek
Yıkanan organları üçer defa yıkamak
Yıkarken ovalamak
Sıraya uymak
Misvak/fırça kullanmak veya başka bir yöntemle ağzı ve dişleri temizlemek
Peygamberimiz (s.a.v.): “Ümmetime zor geleceğinden çekinmeseydim onlara her namazdan önce/her abdest alışta ağzını ve dişlerini temizlemelerini emrederdim.” buyurmuştur.
Abdestin geçerli olabilmesi için, yıkanan abdest uzuvlarında hiç kuru yer kalmamalıdır. Namaz kılmak için abdest almak şarttır. Abdestli iken abdest almak ise daha sevaptır. 
Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Kim abdestli iken abdest alırsa, Allah ona on sevap yazar.” buyurmuştur. 

Faziletleri

 Abdest hem maddi hem de manevi temizliktir.  Ellerimiz, yüzümüz, kollarımız, ayaklarımız, kulaklarımız kısacası abdest     alırken yıkadığımız organlarımız, dış etkilere açık olan organlarımızdır.    Bu organlarımız abdest alırken yıkandığında, düzenli bir temizlik yapılmış olur.
Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bir gün ashabıyla sohbet ederken onlara şöyle bir soru sorar: “Birinizin kapısının önünden bir nehir aksa, günde beş defa o nehirde yıkansa vücudunda kir namına bir şey kalır mı?” 
Sahabe, “kalmaz Ey Allah’ın Resûlü” diye cevap verir. Bunun üzerine Kutlu Nebi (s.a.s) “İşte beş vakit namazın misâli budur. Kılınan bu namazlarla Allah günahları yok eder.”i buyurur. 
Bu hadisi şeriften anlıyoruz ki, abdest ile namaz arasında sıkı bir münasebet vardır. Yine anlıyoruz ki, abdest ile maddi ve manevi kirlerden arınan bir mümin, namaz ile de manevi bir yükseliş gerçekleştirmektedir. Bu konuyu Peygamberimiz (s.a.s)’in şu müjdesi ile taçlandırmak istiyorum:
“Cennetin anahtarı namaz, namazın anahtarı ise eksiksiz bir abdesttir.”

Peygamberimiz (s.a.s)’in kardeşi olmak!

Kıyamet gününde Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in ümmetinin diğer insanlardan birçok farkları olacaktır. Bu farkların en önemlilerinden biri de “abdest azalarındaki parlaklık”tır.
Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir gün “kardeşlerimi görmeyi çok arzu ederdim” buyurdu. Bunun üzerine ashab: “Ey Allah’ın Resulü! Biz senin kardeşlerin değil miyiz?” dediler. Peygamberimiz (s.a.s) buyurdu ki: “Sizler benim ashabımsınız. Kardeşlerim henüz gelmediler. Onlar sonra gelecekler.” buyurdu.
Sahabiler: “Ya Resulallah! Ümmetinden henüz gelmeyenleri nasıl tanıyacaksın?” diye sorduklarında Peygamberimiz (s.a.s) buyurdu ki:
“Onları abdest azalarındaki parlaklıkla tanıyacağım.”
***
Siz değerli okurlarımdan temizlik, abdest, gusül konularında daha geniş bilgilendirmelerde bulunmam istemektedir. Önümüzdeki yazılarımızda bu konularda bilgilendirmelere devam edeceğim inşallah…
Cenab-ı Hak, şartlarına riayet edilerek eksiksiz abdest almamızı, tadil-i erkâna uygun namaz kılmamızı nasip eylesin.
Amin.