Bursa Hakimiyet

Açların feryatları

İftar çadırlarından yükselen sesler, yüreklerimizi parçalıyor. Yükselen feryatlar, vicdanlarda birbiri arkasına yankılanıyor. Her yankılanışta kimi vicdanlar derin uykusundan uyanırken, kimileri de sessiz ve hissiz...    
Müslümanlar ayrı bedenler halinde yaşasalar bile, ruhları aynı ve tek olan “kardeşler”dir. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de: “Şüphesiz müminler kardeştirler…” (Hucurat-10) buyurmaktadır.
Bir tarafta açlıktan kıvrananlar, diğer bir tarafta da lezzet peşinde koşanlar. Ve her iki taraftakiler de Müslüman. Bir Müslüman’ın ayağına diken batsa, diğer Müslüman da aynı acıyı hissetmeli inancını bizlere öğreten Sevgili Peygamberimiz (s.a.s): “Müslümanların derdini kendine dert edinmeyenler, onlardan değildir.” buyurmuştur.
İnancımıza göre toplu halde yaşayan insanoğlu, tek vücut olarak kabul edilir. Her hangi bir yerimiz ağrıyınca, nasıl ki bütün vücudumuzun tamamı rahatsız olursa; Müslüman bir kardeşimizin bir sıkıntısında da hepimiz rahatsız olmalı ve onun derdiyle hemhal olup, sıkıntısını gidermeye çalışmalıyız.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor: “Kim bir Müslüman’ın sıkıntılarını giderirse, Allah da onun kıyamet günündeki sıkıntılarından birini     giderir…” 
Dünya bir imtihan yeri ve bizler de hayatımızda birçok denemelerle imtihan ediliyoruz. Yüce Allah; önce nefsinde, sonra evinde, daha sonra sokağında, semtinde, şehrinde, ülkesinde, dünyada huzur, barış, kardeşlik, yardımlaşma, dayanışma rüzgarları estiremeyen herkesten mutlaka hesap soracaktır.
Ekmeğimizi niçin paylaşmadığımızın, çiğnediğimiz her lokmada aç olanların hakkının olup olmadığının elbette ki hesabı sorulacaktır.
Seküler yaşamın peşinden hızla koşarken, ahiret hayatını unutmanın, “ömrümüzü nerede tükettiğimiz” in ve “malımızı nerede harcadığımız”ın elbette ki hesabı sorulacaktır. 
Hesabımızı rahat verebilmemiz için; geliniz; insanlarımıza şefkat ve merhamet ellerimizi senede bir ay değil, her ay uzatalım… Aç insanlara çölde su, açlıkta ekmek olalım… Düşeni doğrultalım, ağlayanı güldürelim… Yaralıya merhem, dertliye derman olalım…