Bursa Hakimiyet

Ağaç, toprağın bekçisidir

Fatih Sultan Mehmet Han’ın “yaş  kesenin, başını keserim” sözünü çok beğeniyorum.
Cumartesi gecesi şehrimizin Mudanya bölgesinde  yaşanan yangın ile bu sözün ne kadar önemli olduğunu daha iyi kavradım.
Kainatın her zerresinde akıl sahipleri ve düşünen toplumlar için hikmetler, deliller ve ibretler vardır. Kainatta hiçbir şey boşuna ve rastgele yaratılmamıştır. Her varlık bir hesap içinde hareket etmektedir. Kur’an-ı Kerim’de bu gerçek şöyle beyan buyrulur:
“Rahman olan Allah’ın yaratışında hiçbir uygunsuzluk göremezsin.” (Mülk-3)
Doğada bir ahenk ve denge vardır. Bu ahenk ve dengenin tek bir halkasının bozulması bile insan yaşamını zorlaştırır. Doğa ahengi için ekolojik denge, ekolojik denge için de ağaçlarımız çok önemlidir. Ağaç katliamları ve orman yangınları nedeniyle bozulan ekolojik dengenin en az 100 yıl sonra eski haline gelmesi bilimsel bir gerçektir. 
Ağaç;  doğal enerji kaynaklarının en zenginidir.
Ağaç; erozyonun amansız düşmanıdır.
Ağaç; toprağın bekçisidir.
Ağaç; düzenli iklimin dengeleyicisidir.
Ağaç; hem su hem de oksijen kaynağıdır.
Yetkililere göre; ağaç katliamlarının ve orman yangınlarının neticesinde meydana gelen zarar, bir şehre atılan atom bombasının yaptığı tahribata eşdeğerdir. 
Kur’an-ı Kerim’de Hurma (Nahl), Üzüm (İneb), Zeytin, İncir (Tin), Nar gibi bazı ağaçların isimleri verilmektedir. Kur’an’ın ifadesiyle “kendisinden ateş çıkarılan” (Yasin-80) ağaçlar, insan hayatıyla çok yönlü ilişkisi olan bir nimettir. Ağaç ve insan, etle tırnak gibidir. Ağaç, yeryüzünün halifesi olan insanın beşikten mezara kadar günlük hayatının en vazgeçilmezlerinden biridir.  
Ağaçlar, Allah’ın eşsiz sanatını kâinata ilan eden rahmet mesajlarından biridir. Ağaçlar çeşitli özellikleriyle, Allah’ın varlığını ve birliğini haykırmaktadırlar. Allah’ın eşsiz sanatlarından biri olan ağaçlar, insanoğlunun istifadesine arz edilmiştir. Allah’ın bizlere lutfettiği binbir çeşit meyveleri ağaçlar bizlere sunmaktadır. Meyvelerinden istifade ettiğimiz ağaçların çeşitli bileşimlerinden de ilaç yapar ve şifa buluruz. Ağaçların yaprakları altında gölgelenir ve huzur buluruz.
Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de: “Size tohumlar, bitkiler, (ağaçları) sarmaş dolaş olmuş bağlar bahçeler yetiştirmek için yağmur yüklü bulutlardan, şakır şakır yağmur indirdik” (Nebe,14-15-16) buyurmuştur.
Ağaç dikmek dinimizde ibadet sayılmıştır. Yanan ve yok olan ağaçlarımızın yerlerine mutlaka yenilerini dikmeliyiz. Kamu kurumları, vakıflar, STK ve Hemşehri Dernekleri bu önemli konuda sorumluluklar üstlenmelidirler. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) buyuruyor ki: “Kıyamet kopacağı zaman sizden birinizin elinde bir fidan bulunur da kıyamet kopmadan bunu dikmeye gücü yeterse, onu hemen diksin.”
Unutmayalım ki ağaç; 
Bebeğimize beşik, kapımıza eşik…
Soframız, obamız, abamız…
Kalemimiz, defterimiz, kitabımız…
Sandalyemiz, masamız,kütüphanemiz…
Ve ağaç; 
Öldüğümüzde mezarlığa götürülürken içine gireceğimiz “Tabut”umuzdur.